Sayfalar

6 Temmuz 2020 Pazartesi

Donmuş Çilekli Limonata

Sıcak havaya uygun soğuk içecekler serisine devam ediyorum. Her yerde bolca çilekli limonata veya sadece frozen (donmuş) çilek içeceklerinden var. Ben de bugün ikisini tek bir tarifte birleştirmeyi denedim. Evin ergeni bayıldığı ve onay verdiği için sizinle paylaşmaya karar verdim. Kullandığım su bardağının ölçüsü 200 ml.   

Malzemeler: 300 gr. donmuş çilek, 2 limon kabuğu rendesi, aynı limonların suyu (1 su bardağından 2 parmak eksik limon suyu oldu), 200 gr. buz, arzu ederseniz 2-3 dal taze nane, 2 yemek kaşığı bal, 1 su bardağı soğuk su.

Yapılışı: Önce limon suyu, kabuğu, nane, soğuk su ve donmuş çilekleri blender'da birlikte çekin. Ardından balı ve buzları ekleyip 1 dakika kadar daha çekin. Bu kadar! İkram ederken bardaklarınızı nane yaprağı ve/veya limon dilimleriyle süsleyebilirsiniz. Afiyet olsun!

3 Temmuz 2020 Cuma

Çikolatalı Muzlu Smoothie

Bu yaz sıcaklarında yapımı kolay, şekersiz ama tadı ve kıvamı şahane bir smoothie tarifim var bugün. Buzdolabında kızıma yondurma yapmak için önceden dondurulmuş muz, çilek, şeftali her zaman bulunur. Bu sefer sadece muz vardı. Yarın değişik bir tarif yapmak için hemen evdeki çilek ve şeftalilerden bir kısmını doğrayıp derin dondurucuya attım. Buradan smoothie tariflerinin devamının geleceği anlaşılıyordur herhalde😉 Aşağıdaki miktarlardan 350 ml. lik bardaklarla 3 kişilik smoothie çıktı. Siz dilediğiniz gibi oranlayarak daha az veya çok kişiye yapabilirsiniz, tabii.

Malzemeler: 350 ml. süt, 1 tepeleme dolu yemek kaşığı kakao, 35-40 gr. bitter çikolata, 2 orta boy önceden dondurulmuş yerli muz, 8-10 parça buz (buz torbasındaki yuvarlak buzlardan)

Yapılışı: Blender’a önce sütü en son buzları ekleyin ve orta devirde 2-3 dakika çalıştırın. Çok köpüklü olmasını isterseniz sonlara doğru 20-30 saniye en son hızda çalıştırın. Afiyet olsun!

30 Haziran 2020 Salı

Kabaklı Karışık Bir Şey

Geçen akşam, “bu akşam yeşil salata dışında bir şey yiyeyim artık, sıkıldım ya hu!” diyerek girdim mutfağa. Dolapta ne var diye bakınıp aşağıdakileri buldum. Sanki kabak mücveri gibi ama değil. İsim de bulamadım. Bir şey işte!Ben beğendim. Siz de denerseniz, beğenip beğenmediğinizi yazar mısınız lütfen?

Malzemeler: 2 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 büyük kabak, 1 orta boy patates, 1 yumurta, 1 yemek kaşığı glütensiz un, 2 dolu yemek kaşığı tuzsuz lor peyniri, 1 su bardağı bezelye, 4-5 tane orta kalınlıkta doğranmış mantar, 3-4 dal incecik doğranmış dereotu, tuz, karabiber, kimyon.

Yapılışı: Benimki ovaldi ama siz 17 x 29 cm ölçüsündeki borcama da yapabilirsiniz. Borcamı zeytinyağı ile kenarları da dahil yağlayın. Kabak ve patatesi rendeleyip bir mutfak beziyle sıkın ve tüm suyunu çıkarın. Derince bir tasa yukarıdaki sırayla bütün malzemeleri koyup spatulayla güzelce karıştırın. Yağlanmış borcama yayın ve önceden 160 derecede ısıtılmış fırının orta rafında 30 dakika kadar pişirin. Sonra bir üst rafa koyup fırını 180 dereceye getirin. Üstü kızarınca fırından alıp, üzerini bir kurulama beziyle kapatarak soğumaya bırakın. Afiyet olsun!


24 Haziran 2020 Çarşamba

Patatesli Pırtık Böreği

Aslında tepsi böreği yapmak istemiştim ama bir baktım ki en üstteki yufkada minik minik yeşilimsi noktalar var. Hemen diğer iki yufkayı titizlikle kontrol ettim tabii! Her hangi bir bozulma göremeyince ve elimde topu topu iki yufka kalınca tepsi böreği yerine pırtık böreğine geçiş yaptım. Eskiden bütün malzemeleri karıştırıp fırın kabına koyup pişirirdim. Fakat son iki seferde kimi yerde yufkaların kimi yerde içinin yoğunlaştığını, yufkaların birbirine yapışıp kabın içinde eşit dağılmadığını fark edince yöntem değiştirdim. Böylesi hem daha iyi hem de daha kolay oldu. Patates yerine başka iç malzemesi kullanabilir hatta bunu geceden hazırlayıp buzdolabına koyabilir, sabah da fırına verebilirsiniz. Böreği neyle yaparsanız yapın fırından çıkarır çıkarmaz hafifçe soğuk su serpip üzerini bir kurulama beziyle kapatmayı unutmayın.

Malzemeler: 2 yufka, 2 yumurta, 1,5 su bardağı süt, ½ su bardağı sıvıyağ, 3 orta boy patates, kimyon, tuz, karabiber

Yapılışı: 17 x 29 cm. ölçüsündeki borcamı kenarları da dahil yağlayın. Yufkaları elinizle koparıp küçük küçük parçalar ayırın. Derin bir tasın içinde yumurta, süt ve sıvıyağı çırpın. Yufkaların yarısını bu karışıma batırıp iyice ıslatıp, borcama kat kat yayın. Üzerine püre haline getirip tuz, karabiber ve kimyonla tatlandırdığınız patatesleri boşluk kalmayacak şekilde yayın. Kalan yufkaları da karışıma batırıp patatesin üzerine yerleştirin. Kalan sütlü karışımı eşit bir şekilde borcamın her tarafına dökün. Önceden 180 derecede ısıtılmış fırının orta rafında üzeri kızarana kadar pişirin. Afiyet olsun!


17 Haziran 2020 Çarşamba

Tiramisu

Meleğim uzun zamandır tiramisu istiyordu. Nedense daha önce hiç yapmadım, sanki zor bir şeymiş gibi. Madem karantina günleri devam ediyor yapıvereyim, dedim. Hemen internette tariflere baktım, sanal marketten tarifin en önemli iki malzemesi olan kedi dili ve labne siparişi verdim. En kolay tarif diye de İdil Yazar’ın tarifini seçtim. Tam mutfağa gittim, müziğimi açtım ve ilk yumurtayı kırdım ki tarifte hiç pişirme işlemi olmadığını ve yumurtaların çiğ kalacağını fark ettim. Hemen kendime göre değişiklikler yapıp pişirilen bir krema hazırladım ve elbette tarif bambaşka bir hal aldı. Kahve için bütün tariflerde önerilen sade granül kahveyi biraz şüpheyle kullandım. Zaten hiç granül kahve içmeyen biri olarak da beğenmedim. Bir sonrakinde kesinlikle filtre kahve kullanacağım. Fakat kremanın tadı ve kıvamı çok güzel olduğundan kahvenin lezzet dışılığı fark edilmedi. Birde tabii esasen kedi dili bisküvileri kahveyle ıslatılırken içine amaretto (badem likörü) konulur. Meleğimin özel isteği olduğundan bu sefer kullanamadım. Ben kap olarak 19 x 29 cm (tutma yerlerini de katarsak 33 cm) ölçüsünde bir borcam kullandım, neredeyse tam geldi (1 tane bisküvi arttı, onu da Meleğim yedi J) Fotoğrafı akşam çekmek zorunda kalınca renk versin diye üzerine ev yapımı portakal kabuğu şekerlemelerimden koydum ama servis sırasında kullanmaya gerek görmedim.

Malzemeler: 1 paket kedi dili bisküvisi (22 tane çıkıyor), 200 gr. labne peynir, 3 su bardağı (600 ml.) süt, 1,5 dolu yemek kaşığı pirinç unu, 1 paket vanilin, 6 yemek kaşığı toz şeker, 1 yumurtanın sarısı, 1 büyük filtre kahve fincanı (cup/mug) dolusu sade filtre veya granül kahve, 1,5 yemek kaşığı kakao.

Yapılışı: Granül veya filtre kahveyi hazırlayıp kedi dili bisküvilerini batırabileceğiniz genişlikte bir kaba aktarın. Süt, yumurtanın sarısı, pirinç unu, toz şeker ve vanilini bir tencereye alın, iyice karıştırın. Ocağın altını açıp orta ateşte karıştırarak pişirin. Kaynamaya başlar başlamaz labneyi ekleyin ve hızlıca karıştırın. Tencereyi ocaktan alıp kremayı ılınması için bir kenarda bekletin. İyice ılınmış olan kahveye kedi dillerini hızlıca batırıp çıkarın. Bisküviler kahvenin içinde çok kalmasın, yumuşak yapıda olduğundan hemen erir. Kahveyle ıslattığınız kedi dillerini bir kat olarak borcama yerleştirip üzerine kremanın yarısını yayın. İkinci kat bisküvileri de aynı şekilde yerleştirip kalan kremayı yayıp, üzerini düzleştirin. Son olarak küçük bir elek yardımıyla üzerini tamamen kapatacak şekilde kakao serpin. Afiyet olsun!


10 Haziran 2020 Çarşamba

Pratik Glutensiz Patates Keki

İtiraf ediyorum, ilk başladığımda normal unla yapılan kekleri glutensiz unla yaparken  tutturmak bir hayli zor oluyordu. Bir kere un ve karbonat miktarları asla birbirini tutmuyor. Yağ miktarını da azaltmak lazım. Ben kabartma tozu yerine karbonat kullandığım için ince ince ölçerek koymak gerekiyor her seferinde. Bu yüzden bu tarifi de ilk yarım ölçüyle ve muffin kalıplarında yapmış, sonrasında malzemeleri iki katına çıkarıp fotoğraftan da anlaşılacağı üzere normal kek kalıbı kullanmıştım. Kendim için yaptığım ama evdekilerin de çok beğenip yediği bu tarifte Sinangil’in karabuğdaylı glutensiz ununu kullandım. Genel olarak piyasadaki glutensiz unlar, içindekileri okuyunca pek kullanma hevesi bırakmıyor insanda. Fakat her zaman her tarifte nohut unu, mısır unu, mercimek veya fasulye unu vb. kullanmak da mümkün olmuyor. Bu tarifte de un miktarı bir hayli az. Bu yüzden arada bir hazır unlardan kullanmayı pek dert etmiyorum. Kekin üzerine susam yerine çörek otu da serpebilirsiniz. Tamamen sizin zevkinize kalmış. Ben görsel açıdan içinde zaten siyah zeytin var diye susamı tercih ettim.

Malzemeler: 3 adet haşlanmış orta boy patates, ½ su bardağı zeytinyağı, 1 yumurta, 1 yemek kaşığı susuz yoğurt, 1 su bardağından 2 parmak eksik glutensiz un, 1 silme çay kaşığı karbonat, 7-8 adet çekirdeksiz küçük doğranmış siyah zeytin, 1 tatlı kaşığı tuz, 1 silme çay kaşığı karabiber, 1 dolu çay kaşığı kimyon, 1 tatlı kaşığı susam

Yapılışı: Önce patatesleri haşlayıp kabuklarını soyduktan sonra küçük küçük doğrayın. Bir kapta yumurta ve baharatları çırpın, ardından zeytinyağı ve yoğurdu ekleyin. Karbonat karıştırdığınız glutensiz unu da ekleyip çırpmaya devam edin. Son olarak küçük küçük doğradığınız haşlanmış patatesleri ve siyah zeytinleri ekleyip tahta kaşıkla güzelce karıştırın. Karışımı muffin kalıplarına eşit miktarda paylaştırın. Bu ölçüyle 6 tane oluyor. Arzu ederseniz yağlanmış kek kalıbında da yapabilirsiniz. Bunun için ölçüleri iki katına çıkarmanız gerektiğini unutmayın. Önceden 180 derecede ısıtılmış fırında 20 dakika kadar pişirin. Afiyet olsun!


7 Haziran 2020 Pazar

Narlı Kuru Börülce Salatası

Her sene Ayvalık’tan dönerken son kez pazara gider, yıllardır alışveriş yaptığım üreticiden kuru bakla filan alır, Ankara’ya öyle dönerim. Son iki yıldır aldıklarıma bir de kuru börülce eklendi. Böylece ilk kez büyük ablamın elinden yediğim ve aşağıda tarifini yazdığım salatayı canım her istediğinde yapabilmem mümkün oluyor. Sos tarifi verirken herkesin damak zevki farklı olduğundan miktar belirtmedim. Misal ben nar ekşisini çok seviyorum ve bol koyuyorum.

Benim için bir öğün yemeği olan bu salatanın görünümü çok renkli ve zengin olduğundan misafirlerimize de hazırlamayı seviyorum. Bu aralar hiç mümkün olmasa da, bol misafirli, hoş sohbetli, keyifli sofralar paylaşmak dileğiyle...

Malzemeler: 1 su bardağı haşlanmış kuru börülce,1 demet roka, 6-7 sap taze soğan, ¼ demet ince kıyılmış maydonoz, 1 dolu avuç iri kıyılmış ceviz, 1 orta boy nar

Sos için : zeytinyağı, limon suyu, nar ekşisi, tuz

Yapılışı: Börülceleri salatayı hazırlamadan 4 saat öncesinde suda bekletin. Suyunu süzdürün ve börülcelerin üstünü 2 parmak geçecek kadar su koyduğunuz tencerede kontrol ederek haşlayın. Börülcelerin hafif diri kalması gerek, hamur gibi yumuşamamasına dikkat edin. Haşlama suyunu süzdürdükten sonra ılınması için bir kenarda bekletin. Bu sırada tüm yeşillik malzemeleri incecik doğrayın. Cevizi dişe kalacak irilikte kıyın, nar tanelerini ayıklayın. Börülce soğuduğunda malzemeleri ve sosu ekleyip iyice karıştırın. İkram etmeden önce 1-2 saat bekletirseniz, sosunu çok daha iyi çekeceğinden, tadı bir üst seviyeye çıkıyor. Afiyet olsun!


4 Haziran 2020 Perşembe

Elmalı Turta

Bugünkü tarif, Brüksel-Lüksemburg anılarımızı canlandıran çok özel bir tarif. Orada yaşarken hiç evde yapma ihtiyacı duymazdım çünkü çok şahane elmalı turta yapan yerler vardı. Haydi bir kahve içelim, diye dışarıya her çıktığımızda mutlaka yanında bir elma turtası da sipariş ederdik. Türkiye’ye dönünce çok uzun bir süre yapmadım, elim gitmedi. Sonra da yeni şeyler deneyelim diye diye nadiren yapar oldum. Ama şu korona günlerinde bizde güzel hisler uyandıran tarifler yapmaya öncelik verince ilk aklıma gelen elma turtası oldu, tabii 😋
Elma rendesini biraz tarçınla karıştırırken şeker miktarını elmanın cinsine göre belirlemenizi tavsiye ederim. Ben hiç şeker koymuyorum ve elmaları da pişirmiyorum. Eğer şeker koyacaksanız elmaları biraz pişirebilirsiniz. Unu ilk 1-2 bardağı koyduktan sonra azar azar ekleyin. Sıvı yağ olarak ben ayçiçek yağını tercih ediyorum, hamurun gevrek olmasını sağlıyor.

Malzemeler: 4 adet iri elma, 200 gr. eritilmiş, soğutulmuş tereyağı, ½ çay bardağı sıvıyağ, 1 ç.b. yoğurt, ½ ç.b. pudra şekeri, 1 çay kaşığı kabartma tozu, aldığı kadar un.Yapılışı: Elmaları rendeleyin, tarçın ve gerekiyorsa şekeri ekleyip ocağa alın ve elmaları biraz pişirin. Bütün malzemeleri karıştırıp kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edin. Hamurun 1/3’ünü streç folyoya sarıp buzluğa atın. 25 x 40 cm ölçülerinde (tutma yerleri hariç 36 cm) büyük dikdörtgen borcamı yağlayın ve hamuru tabanına eşit olarak yayın. Hamuru kenarlarda biraz yükseltirseniz elmaları koyduğunuzda borcama yapışmaz ve hemen yanmaz. Hem pişince görüntüsü hem de temizlemesi kolay olur. Borcama yaydığınız hamuru çatalla bir çok yerinden delin ve önceden 180 derecede ısıtılmış fırında 10 dakika kadar tutun. Borcamı fırından alıp elmaları eşit biçimde yayın. Buzluktan çıkardığınız hamuru elmaların üzerini kapatacak şekilde rendeleyin. Tekrar fırına verin ve 20 dakika kadar pişirin. Afiyet olsun!

27 Mayıs 2020 Çarşamba

Ballı Armutlu Kek

Bu tarif biraz eskilerden kalma (fotoğraf da pek iyi değil) ama ev halkı sevdiği için ben yiyemesem bile kışın hala arada bir yapıyorum. Henüz glutensiz versiyonunu denemedim. Balın ısıtılması/pişirilmesi konusunda detaylı bilgiye şuradan ulaşabilirsiniz. Bu bilgiler ışığında senede 3-4 kere ballı kek, çörek yemenin kansere yol açmayacağını da belirtmiş olayım.  
Malzemeler: 2 yumurta, ½ su bardağı bal, 1 adet rendelenmiş irice armut, 1 adet rendelenmiş küçük elma, ½ çay kaşığı tarçın, ½ su bardağı ince çekilmiş ceviz, 1 çay kaşığı karbonat, 1+1/2 su bardağı tam buğday unu 
Yapılışı: Yumurtaları 1-2 dakika yüksek devirde çırpın. Balı ilave edin ve 2 dakika daha çırpmaya devam edin.  Rendelenmiş armutu, elmayı, cevizi, tarçını ekleyin ve tahta bir spatula yardımıyla karıştırın. Son olarak önceden karbonatla karıştırdığınız elenmiş tam buğday ununu da ekleyin.  Karışımı yağlanmış kek kalıbına dökün ve önceden 160 derecede ısıttığınız fırında pişirin. İlk 25 dakika 160 derecede, son 5-10 dakikada da  175 derecede ( toplam 30-35 dakika) pişirin. Afiyet olsun! 

23 Mayıs 2020 Cumartesi

Granola Tarifim

Bugünkü tarifimiz yaz sıcaklarında kahvaltı etmemi mümkün kılan bir tarif. Gerçek bir kurtarıcı. Sabah kalkıp bir kase sopsoğuk yoğurdun içine 2-3 yemek kaşığı koyup, karıştırıp hemen yenmesiyle ve hem tadıyla hem de soğukluğunun yarattığı uyandırıcı etkiyle güne başlamayı kolaylaştıran bir tarif. İnternette aradığınızda neredeyse sonsuz çeşitlilikte granola tarifi bulmanız mümkün. İşte bu da benimki 😊



Kuru malzemeler: 2,5 s.b. yulaf ezmesi, 1 s.b. fındık, ½ s.b. ayçekirdeği içi, ¼ s.b. keten tohumu, 2 y.k. susam, 1 ç.k. toz tarçın, ½ ç.k. toz zencefil, 1 ç.k. tuz
Islak malzemeler: 1 y.k. hindistan cevizi yağı, 1 yk. zeytinyağı, ½ s.b. pekmez
Yapılışı: Fırınınızı 150 dereceye ayarlayın. Fındıkları irice çekin. Kuru malzemeleri derin bir kapta karıştırın. Küçük bir tencereye hindistan cevizi yağını koyarak yağ eriyene kadar karıştırın. Yağ eriyince zeytinyağı ve pekmezi koyup 1-2 kez karıştırıp altını kapatın. Kuru malzemeleri karıştırdığınız kaba ekleyin ve tahta bir spatulayla iyice karıştırın. Karışımı yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine eşit biçimde yayın. Önceden 170 derecede ısıtılmış fırında 10 dakikada bir spatulayla karıştırarak toplam 30 dakika –ki 15. dakikadan sonra yavaş yavaş esmerleşmeye başladığını göreceksiniz, pişirin. Çok çabuk kavrulabileceğinden fırının yanından ayrılmayın ve sıklıkla kontrol edin.
Granolanız fırından çıktığında yumuşak olacaktır. Soğuduğunda sertleşecek ve kıtırlaşacaktır. Soğuduğunda içine gün kurusu kayısı veya kuru dut, veya kuru üzüm, veya yaban mersini ya da hepsinden arzu ettiğiniz kadar koyup ağzını sıkıca kapatacağınız kavanozlarda en az 2 hafta saklayabilirsiniz.
Ben içine hiç bir kuru meyve koymadan saklamayı tercih ediyorum. Böylelikle canım istediğinde –ki genellikle öyle istiyor😊, süt veya yoğurtla sade sade yiyebiliyor ya da o an canım ne çekiyorsa onu koyabiliyorum. Afiyet olsun!

20 Mayıs 2020 Çarşamba

Tepside Sütlü Tatlı (Karadut Soslu)

Bu aralar havalar birden ısındı ve Meleğimle benim sütlü tatlı düşkünlüğümüz yine depreşti. Şöyle soğuk soğuk, hafif bir sütlü tatlı ne güzel olur diye, aklımda pratik bir kazandibi tarifiyle girdim mutfağa. Fakat hani yazarın müdahale edemediği, başını alıp giden roman kahramanları vardır ya, işte aynı onlar gibi bambaşka bir şey oldu bu tatlı da. Dalgınlığımı seveyim 😉 Tabii ki bütün malzemeler glutensiz, süt organik. Su bardağımın ölçüsü de 200 gram.
Malzemeler: 4 su bardağı süt, 2 tepeleme yemek kaşığı glutensiz pirinç unu, 2 tepeleme yemek kaşığı glutensiz mısır nişastası, 2/3 su bardağı toz şeker, 1 yemek kaşığı tereyağ, tepsiyi yağlamak için ½ yemek kaşığı sıvı yağ.
Yapılışı: Derin bir tencereyi önce azıcık su ile bir güzel çalkalayın, suyu dökün. Böylelikle sütün tencereye yapışmasını önlemiş olacaksınız. Bütün malzemeleri bu tencereye aktarın, çırpıcı yardımıyla karıştırın ve ocağın altını orta ateşe getirin. Kaynamaya başlayınca altını kısın ve 4-5 dakika kadar daha karıştırmaya devam ederek pişirin. Karışımın muhallebi kıvamından bir tık koyu olması gerekiyor. Altını kapatınca tereyağını ekleyin ve yine karıştırın. Tereyağ tamamen eriyince yarım yemek kaşığı yağ ile yağladığınız fırın tepsisine (ben 30 cm. çapında yuvarlak metal tepsi kullandım) tencere içindeki karışımı dökün ve güzelce yayın. Fazla kalın olmamalı. Yaklaşık 1 saat kadar tepside bekletin ve ardından en az 4-5 saat kalmak üzere buzdolabına aktarın. Servisten önce 3-4 parmak genişliğinde şeritler halinde kesin ve yuvarlayarak tabağa aktarın.  Ben evde karadut sosu olduğu için üzerine ondan koydum ama arzu ederseniz çilek, vişne, böğürtlen, kırmızı erik, kayısı, şeftali, portakal ve/veya limon sosu koyabilirsiniz. Önümüz yaz, meyveler bollaşıyor. Üzerini en son cevizle süsledim ama şam fıstığı ve/veya fındık da çok yakışır. Damak zevkinize kalmış. Afiyet olsun!

10 Mayıs 2020 Pazar

Bayat Pide Pizzası

Malum Ramazan ayındayız. İki yılı aşkın süredir glutensiz beslenmeye özen gösterdiğimden pek yanına yanaşamasam da Ramazan benim için pide demek. Bizim evde genelde ertesi akşama pek kalmıyor ama kalırsa diye sizlerle geçen yıl yaptığım ve bir türlü bloga koyamadığım bayat pide pizzasını paylaşmak istedim. Afiyet olsun!
Malzemeler: 1 orta boy bayat pide, 1,5 s.b. süt, 3 yumurta, ½ s.b. zeytinyağ, 1 büyük kase rendelenmiş beyaz peynir, 5 y.k. ince doğranmış yeşil ve siyah zeytin, 2 orta boy domates, 1 küçük kase rendelenmiş taze kaşar, kekik, tuz, karabiber

Yapılışı:Kenarları yüksek tepsi veya borcama yağlı kağıt serin. Üzerine bayat pideleri iricene parçalayarak boşluk kalmayacak şekilde yayın. Pidenin kenarlarının tepsinin iç tarafına gelmesine dikkat edin. Üzerine bir kasede karıştırdığınız,süt, yumurta, sıvı yağ, karabiber ve tuz karışımını bütün pide parçalarını ıslatacak şekilde dökün. Kuru pide parçası kalmamalı. Üzerine önce zeytinleri sonra da beyaz peyniri yayın. Beyaz peynirin üzerine kekik serpin ve dilimlenmiş domatesleri üzerini kaplayacak şekilde dizin. En son üzerine rendelenmiş kaşar peynirini serpin ve önceden 200 derecede ısıtılmış fırında kaşarlar eriyip kızarıncaya kadar pişirin. Arzuya göre üzerine sucuk, sosis, çarliston biber, mısır vd. koyabilirsiniz. 

4 Mayıs 2020 Pazartesi

Çörekotlu Bisküvi


Uzuuun bir aradan sonra merhaba,
Son tarifimi beş yıl önce yazmışım. Çok uzun zaman olmuş. Nasıl geçtiğini anlayamadığım bir dönem. Şimdilerdeyse tam tersi. Hem yaşadığımız her günün hem de geçmiş günlerin nasıl geçtiğini anca farkettiğimiz bir dönemden geçiyoruz. Bu farkındalığın faydalarından biri de önceden sevdiğim şeylere vakit ayırmam gerektiğini görmem. Bu yüzden karantina günlerinde pişirdiklerimi paylaşarak uzun zamandır ilgilenmediğim blogumu yeniden canlandırmaya karar verdim. Bilhassa can sıkıntısından ama özelinde Meleğim gibi ergen olduğu için bir türlü doyamayan çocukları olanlara biraz fikir verir diye düşündüm. 

Bugünün tarifi, kızımın koca bir tepsiyi iki günde bitirdiği çörekotlu kurabiye. Ben kurabiyeden ziyade  hamuru çok ince açarak bisküvi gibi yapıyorum, sanki daha güzel oluyor.

Malzemeler: 1 y.k. çörekotu, 1 y.k. tuz, 200 gr. oda sıcaklığında tereyağı,  4 y.k. susuz yoğurt, 1 ç.k. sirke, 1 paket kabartma tozu, 1 yumurta, 1 yumurtanın sarısı(üzerine sürülecek), aldığı kadar un.

Yapılışı: Bütün malzemeleri karıştırıp unu yavaş yavaş dökerek yumuşak bir hamur elde edin. Ben bütün ürünleri organik ya da doğal üretim kullandığımdan un miktarı farklılık gösterebilir diye özellikle şu kadar bardak un diye belirtmedim. Bu yüzden ilk su bardağından sonra unu azar azar koyarak kendi ölçünüzü bulabilirsiniz. Hamura İstediğiniz şekli verin. Ben kızım bisküvi gibi ince sevdiği için hamuru merdaneyle bir hayli ince açıp çay bardağı ile yuvarlak kesiyorum. Üzerine yumurtanın sarısını sürün. Önceden 165 derecede ısıtılmış fırında fanlı programda 10, fansız programda 15 dakika pişirin. Ben bisküvi gibi ince yaptığım için fanlı programda 6-8 dakika yeterli oldu. 
Afiyet olsun!


21 Nisan 2015 Salı

Nohutlu Nar Ekşili Roka Salatası

Pescateryen yani balık yiyen vejetaryen olmayı seçeli neredeyse iki ay oluyor. Elbette eşim ve kızım et yemeye devam ediyorlar, dolayısıyla ben de onlara etli yemekler yapmaya devam ediyorum. Bu sürede hiç et yemeği özlemediğimi fark ettim. Üstelik sindirim sistemim çoook çok uzun zamandan sonra tıkır tıkır çalışıyor, nihayet. Aşağıdaki tarifi de cumartesi akşamı evdekilerle kendime ne yapabilirim, diye buzdolabını kurcalarken uyduruverdim. Sıklıkla yemek isteyecek kadar da beğendim. 2 kişi bu salatayı paylaşabilir tabii ama ben tek başıma yedim :)
Malzemeler: 1 demet roka, 5-6 tane kurutulmuş domates, ½ cam kase haşlanmış nohut, damak zevkinize göre nar ekşisi, zeytinyağı, tuz.
Yapılışı: Kurutulmuş domatesleri sıcak su dolu kaseye koyun ve bekletin. Roka yapraklarını sirkeli suda 5 dakika kadar bekletip tek tek yıkayın, mümkünse kurutucuda suyunu alın ve ince ince kıyın. Rokayı orta boy bir salata kasesine koyun ve üzerine önceden haşlanmış nohudu serpiştirin. Kurutulmuş domatesleri sıcak sudan çıkarın ve küçük küçük doğrayıp salataya ekleyin. Son olarak damak zevkinize göre ayarlayabileceğiniz nar ekşisi, zeytinyağı ve tuz karışımını bir çay bardağında karıştırıp salatanın üzerinde gezdirin. Afiyet olsun!

20 Şubat 2015 Cuma

Yulaflı Kurabiye

Bugün size hafta sonu çocuğunuzla birlikte yapabileceğiniz yapımı kolay, tadı nefis bir kurabiye tarifi vereceğim. Kurabiyelerin ne kadar sürede bayatlayacağını test edemedik çünkü iki günde bitti :) Aşağıdaki miktarlarla fotoğrafta gördüğünüz büyüklükte kurabiyelerden 15 tane çıkıyor. Un olarak tam buğday unu kullanacaksanız önce ½ su bardağı un koyun. Bazı tam buğday unlarında aşağıdaki ölçü un fazla gelebilir. Malzemelerin hepsini karıştırdığınızda ihtiyaç olursa biraz daha tam buğday unu koyabilirsiniz. Arzuya göre içine konulacak baharatları da değiştirmek mümkün. Örneğin tarçın yerine toz kişniş kullanılabilir. Ben bir arkadaşımda içinde portakal kabuğu reçeli olanını da yemiştim ama sanırım reçel sevmediğimden bana çok tatlı gelmişti.
Malzemeler: 2 su bardağı yulaf ezmesi, 1 su bardağından 2 parmak eksik un, 1 silme çay kaşığı karbonat, 1 çay kaşığı tarçın, oda ısısında yumuşamış 60 gr. tereyağı, 2 silme yemek kaşığı toz şeker, 1 adet yumurta, 1 silme tatlı kaşığı rendelenmiş taze zencefil, 50 gr. küçük parçalar halinde çikolata.
Yapılışı: Büyük bir kâsede yulaf ezmesi, un, karbonat ve tarçını karıştırın. Başka bir karıştırma kabına tereyağı ve toz şekeri koyup 3-4 dakika, krema hâline gelinceye kadar çırpın. Yumurtayı ekleyip 1 dakika daha çırpın. Zencefil rendesini ekleyip çırpmaya devam edin. İki ayrı kaptaki karışımı birleştirip, tahta kaşıkla karıştırın. En son çikolatayı ekleyip, bir kaç kez daha hafifçe karıştırın. Hamurun üzerini streç folyoyla örtüp buzdolabına koyun ve 15 dakika bekletin. Bu sırada fırını 180 dereceye ayarlayın. Fırının önceden 180 derecede ısıtılmış olması çok önemli. Fırın tepsisine yağlı kâğıt serin ve hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopararak elinizde çok bastırmadan hafifçe yuvarlayın ve aralıklı bir şekilde tepsiye dizin. Üzerleri kızarıncaya kadar, yaklaşık 20 dakika kadar pişirin. 
Afiyet olsun! 

13 Ocak 2015 Salı

Haftanın Menüsü - 16

Yeni yıla ekmek tarifiyle başladım, bir gün gecikmeyle ve haftanın menüsüyle devam ediyorum. Bu sene bloglarımla daha yakından ilgilenmeye daha doğrusu aralıklı fakat sürekli yazmaya karar verdim. Her pazar günü haftanın menüsünü her çarşamba veya perşembe günü de bir tarif yazacağım. Bu da blog okurlarına verdiğim sözüm olsun :) 
Yandaki menüyü bu sene ilkokula başlayan kızım 2 hafta önce hazırladı ve buzdolabına astı. Anlaşılacağı üzere en çok sevdiği yiyeceklerden oluşuyor bu menü:) 
Yeni yılda tüm menülerimizin yapmaktan ve yemekten keyif aldığımız yemeklerle dolmasını ve sevdiklerimizle birlikte yeme fırsatımızın çok olmasını diliyorum. İyi haftalar ve afiyet olsun! 

Pazartesi: Mercimek Çorbası – Kaşarlı Köfte – Bezelyeli Pilav
Salı: Fırında Balık - Fırında Patates – Kalamar – Salata
Çarşamba: Kabaklı Yayla Çorbası– Mantar Soslu Dana Nuar – Buharda Haşlanmış Sebze
Perşembe: Mercimek Çorbası – Enginarlı Piliç – Bulgur Pilavı
Cuma: Tarhana Çorbası – Kereviz Püreli Kebap – Noodle veya Erişte
Cumartesi: Kabaklı Yayla Çorbası – Maydanoz Soslu Tavuk Sarma – Portakal Soslu Buharda Haşlanmış Patates
Pazar: Tarhana Çorbası – Nohutlu Tavuk Köftesi – Salata 

2 Ocak 2015 Cuma

Ev Yapımı Küçük Ekmekler

Ekmek deyince herkesin aklına doymak gelir. Ben de sanki yeni yıla bir ekmek tarifiyle başlarsam herkes doyacakmış gibi bir umudum olsun istedim. Bu soğuk kış günlerinde sıcacık ekmekler içinizi ısıtır, umarım.Tarif taa yaz aylarından kalma…
Ayvalık’ta olduğumuz süre içerisinde evimizin sitenin bakkalına uzaklığı ve her gün denizden 19.30’dan önce dönemeyişimiz sebebiyle Ramazan boyunca sabah kahvaltılarında ekmek yiyememek gibi bir durumla karşılaştık ve sonuçta evde ekmek yapmak zorunlu hale geldi. Yine bir sabah internetten hızlı bir tarama yapıp aklıma en yatan tarifleri birleştirip denemeye karar vermiştim ama elbette kendimce değiştirerek ve zeytinyağ gibi küçük eklemeler yaparak:) Sonuç resimde de gördüğünüz üzere çok başarılıydı. Tek sıkıntım fırının eski olması sebebiyle sadece fanlı programının çalışıyor olması ve 1 dakika bile gecikirsem ekmeklerin kabuklarının çok sertleşmesiydi. Bunu da sık sık kontrol etmek suretiyle 2 gün içinde çözdüm tabii:) Önerim bu ekmekleri fırında fanlı değil normal programda pişirmek. Bir başka önemli husus her tam buğday ununun aynı etkiyi yapmaması. Ben ilk bir hafta ekmek yapımına uygun olan tam buğday unu kullanmıştım. Sonraki hafta başka bir un kullanmak zorunda kaldım ve un miktarını biraz artırmam gerekti. Bu yüzden belirttiğim miktar un hamurunuza yeterli gelmeyebilir veya fazla olabilir. 3 bardaktan sonrasını yavaş yavaş ölçerek kendi miktarınızı bulmanızı tavsiye ederim. Bir de hamuru ezmeden yumuşak hareketlerle yoğurmak ve sonuçta çok çok yumuşak neredeyse elinize yapışacak bir hamur elde etmek lazım.
Malzemeler: 4 yemek kaşığı susuz yoğurt, 1 çay kaşığı karbonat, 1 çay kaşığı tuz, 3-3,5 su bardağı tam buğday unu, ¼ çay bardağı zeytinyağı.
Yapılışı: Derin bir tasta un hariç bütün malzemeleri tahta bir kaşıkla karıştırın.  Unu yavaş yavaş ilave edin. Tezgahın üzerine biraz un serpin ve hamuru kalınlığı 1 cm.den az olmamak kaydıyla elinizle açın ve istediğiniz şekli verin. Ben kahve fincanını (ama Türk kahvesi değil, filtre kahve içilen fincan), ağzını una bulayarak kullandım. Ekmeklerinizi yağlanmış fırın tepsisine dizerek önceden 170-180 derecede ısıtılmış fırında 15-20 dakika pişirin. Ekmeklerin üstünün çok kızarmaması hatta biraz beyaz kalması gerekiyor. Kolay kolay bayatlamadığı için de ertesi güne kaldığında bile fırında ısıtılarak yenebiliyor. Afiyet olsun!

17 Aralık 2014 Çarşamba

Kakuleli, Elma Kabuklu Yeşil Çay

Günün herhangi bir saatinde, işte veya evde, çalışırken, kitap/makale okurken, dergi karıştırırken, bilgisayar başında yazarken ya da gezinirken, ödev hazırlarken, yemek yaparken, örgü örerken, dikiş dikerken, fotoğrafları düzenlerken, İstanbul hasretim depreşmişken, enerji doluyken ya da “hafif bir kırıklığım var” hissi üstümdeyken hep yanımda o var. Yapması kolay, içmesi keyifli...
Malzemeler: 3-4 su bardağı sıcak su, 1 dolu tatlı kaşığı yeşil çay, 3-4 tane kakulenin tohumları, 1 dolu tatlı kaşığı elma kabuğu kurusu.

Yapılışı: Kaynamış suyu porselen çaydanlığa koyun. Üzerine yeşil çay, kakule ve elma kabuğu kurusunu ekleyin. Çaydanlığın üzerine sıcak tutan kılıf geçirin veya büyükçe bir havluya sarın. 4-5 dakika bekleyip servis edin. 
Afiyet olsun!

1 Aralık 2014 Pazartesi

Haftanın Menüsü - 15

Fırsat bulduğum ilk arada bir kaç yeni tarif yazmak istiyorum ama bakalım ne zaman:) Herkese aydınlık ve sağlıklı bir hafta diliyorum.       
Pazartesi : Kırmızı Çorba – Çanakta Keyif – Kuskus Salatası
Salı : Fırında Patates – Portakal Soslu Somon – Kalamar – Salata 
Çarşamba : Sebze Çorbası – Fırında Biberiyeli Tavuk – Bulgur Pilavı – Salata
Perşembe : Kırmızı Çorba – Sebzeli Sulu Köfte – Erişte - Salata
Cuma : Mantar Çorbası – Balık Köftesi – Buharda Pişmiş Brokoli ve Karnıbahar Salatası
Cumartesi : Sebze Çorbası – Sebzeli Kıymalı Lazanya – Salata
Pazar : Mantar Çorbası – Limonlu Tavuk – Yasemin Pilavı - Salata

Afiyet olsun! 

27 Eylül 2014 Cumartesi

Semizotlu Sos

Bu sosu  tuzlu atıştırmalıklar için dip sos niyetiyle yapmıştım. Tamamen benim uydurmam. Yemek zevkine, damağına çok güvendiğim bir arkadaşım “dip sos olarak değil ama etin, köftenin yanında sos olarak çok güzel gider hatta ben bunu ekmeğe sürer, sade sade bile yerim” dedi ve yedi :) Ben hiç bir tadın diğerine baskın gelmemesine dikkat ettim, alttan alta semizotunun o hafif ekşimsi tadı damağa gelsin, kaybolmasın istedim. Siz istediğiniz tada ağırlık verebilirsiniz tabii. Geliştirilmeye, değiştirilmeye açık bir tarif. Afiyet olsun!  
Malzemeler: ½ semizotu demetinin yaprakları, 2 büyük közlenmiş kırmızı biber, 2 y.k. sarımsaklı zeytinyağı, ½ s.b. ceviz, 125 gr. süzme peynir, 1 ç.k. kimyon, 1ç.k. tuz, ½ ç.k. karabiber, arzuya göre kırmızı pul biber de konulabilir.

Yapılışı: Semizotu yapraklarını ayırıp iyice süzdürdükten sonra sarımsaklı zeytinyağıyla birlikte rondoda püre haline gelinceye kadar çekin. Üzerine közlenmiş kırmızı biberi, peyniri, cevizi ve baharatları koyup rondoyu tekrar çalıştırın. Servis ederken üstüne minik domateslerden koyabilirsiniz. 

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails