Sayfalar

17 Haziran 2020 Çarşamba

Tiramisu

Meleğim uzun zamandır tiramisu istiyordu. Nedense daha önce hiç yapmadım, sanki zor bir şeymiş gibi. Madem karantina günleri devam ediyor yapıvereyim, dedim. Hemen internette tariflere baktım, sanal marketten tarifin en önemli iki malzemesi olan kedi dili ve labne siparişi verdim. En kolay tarif diye de İdil Yazar’ın tarifini seçtim. Tam mutfağa gittim, müziğimi açtım ve ilk yumurtayı kırdım ki tarifte hiç pişirme işlemi olmadığını ve yumurtaların çiğ kalacağını fark ettim. Hemen kendime göre değişiklikler yapıp pişirilen bir krema hazırladım ve elbette tarif bambaşka bir hal aldı. Kahve için bütün tariflerde önerilen sade granül kahveyi biraz şüpheyle kullandım. Zaten hiç granül kahve içmeyen biri olarak da beğenmedim. Bir sonrakinde kesinlikle filtre kahve kullanacağım. Fakat kremanın tadı ve kıvamı çok güzel olduğundan kahvenin lezzet dışılığı fark edilmedi. Birde tabii esasen kedi dili bisküvileri kahveyle ıslatılırken içine amaretto (badem likörü) konulur. Meleğimin özel isteği olduğundan bu sefer kullanamadım. Ben kap olarak 19 x 29 cm (tutma yerlerini de katarsak 33 cm) ölçüsünde bir borcam kullandım, neredeyse tam geldi (1 tane bisküvi arttı, onu da Meleğim yedi J) Fotoğrafı akşam çekmek zorunda kalınca renk versin diye üzerine ev yapımı portakal kabuğu şekerlemelerimden koydum ama servis sırasında kullanmaya gerek görmedim.

Malzemeler: 1 paket kedi dili bisküvisi (22 tane çıkıyor), 200 gr. labne peynir, 3 su bardağı (600 ml.) süt, 1,5 dolu yemek kaşığı pirinç unu, 1 paket vanilin, 6 yemek kaşığı toz şeker, 1 yumurtanın sarısı, 1 büyük filtre kahve fincanı (cup/mug) dolusu sade filtre veya granül kahve, 1,5 yemek kaşığı kakao.

Yapılışı: Granül veya filtre kahveyi hazırlayıp kedi dili bisküvilerini batırabileceğiniz genişlikte bir kaba aktarın. Süt, yumurtanın sarısı, pirinç unu, toz şeker ve vanilini bir tencereye alın, iyice karıştırın. Ocağın altını açıp orta ateşte karıştırarak pişirin. Kaynamaya başlar başlamaz labneyi ekleyin ve hızlıca karıştırın. Tencereyi ocaktan alıp kremayı ılınması için bir kenarda bekletin. İyice ılınmış olan kahveye kedi dillerini hızlıca batırıp çıkarın. Bisküviler kahvenin içinde çok kalmasın, yumuşak yapıda olduğundan hemen erir. Kahveyle ıslattığınız kedi dillerini bir kat olarak borcama yerleştirip üzerine kremanın yarısını yayın. İkinci kat bisküvileri de aynı şekilde yerleştirip kalan kremayı yayıp, üzerini düzleştirin. Son olarak küçük bir elek yardımıyla üzerini tamamen kapatacak şekilde kakao serpin. Afiyet olsun!


10 Haziran 2020 Çarşamba

Pratik Glutensiz Patates Keki

İtiraf ediyorum, ilk başladığımda normal unla yapılan kekleri glutensiz unla yaparken  tutturmak bir hayli zor oluyordu. Bir kere un ve karbonat miktarları asla birbirini tutmuyor. Yağ miktarını da azaltmak lazım. Ben kabartma tozu yerine karbonat kullandığım için ince ince ölçerek koymak gerekiyor her seferinde. Bu yüzden bu tarifi de ilk yarım ölçüyle ve muffin kalıplarında yapmış, sonrasında malzemeleri iki katına çıkarıp fotoğraftan da anlaşılacağı üzere normal kek kalıbı kullanmıştım. Kendim için yaptığım ama evdekilerin de çok beğenip yediği bu tarifte Sinangil’in karabuğdaylı glutensiz ununu kullandım. Genel olarak piyasadaki glutensiz unlar, içindekileri okuyunca pek kullanma hevesi bırakmıyor insanda. Fakat her zaman her tarifte nohut unu, mısır unu, mercimek veya fasulye unu vb. kullanmak da mümkün olmuyor. Bu tarifte de un miktarı bir hayli az. Bu yüzden arada bir hazır unlardan kullanmayı pek dert etmiyorum. Kekin üzerine susam yerine çörek otu da serpebilirsiniz. Tamamen sizin zevkinize kalmış. Ben görsel açıdan içinde zaten siyah zeytin var diye susamı tercih ettim.

Malzemeler: 3 adet haşlanmış orta boy patates, ½ su bardağı zeytinyağı, 1 yumurta, 1 yemek kaşığı susuz yoğurt, 1 su bardağından 2 parmak eksik glutensiz un, 1 silme çay kaşığı karbonat, 7-8 adet çekirdeksiz küçük doğranmış siyah zeytin, 1 tatlı kaşığı tuz, 1 silme çay kaşığı karabiber, 1 dolu çay kaşığı kimyon, 1 tatlı kaşığı susam

Yapılışı: Önce patatesleri haşlayıp kabuklarını soyduktan sonra küçük küçük doğrayın. Bir kapta yumurta ve baharatları çırpın, ardından zeytinyağı ve yoğurdu ekleyin. Karbonat karıştırdığınız glutensiz unu da ekleyip çırpmaya devam edin. Son olarak küçük küçük doğradığınız haşlanmış patatesleri ve siyah zeytinleri ekleyip tahta kaşıkla güzelce karıştırın. Karışımı muffin kalıplarına eşit miktarda paylaştırın. Bu ölçüyle 6 tane oluyor. Arzu ederseniz yağlanmış kek kalıbında da yapabilirsiniz. Bunun için ölçüleri iki katına çıkarmanız gerektiğini unutmayın. Önceden 180 derecede ısıtılmış fırında 20 dakika kadar pişirin. Afiyet olsun!


7 Haziran 2020 Pazar

Narlı Kuru Börülce Salatası

Her sene Ayvalık’tan dönerken son kez pazara gider, yıllardır alışveriş yaptığım üreticiden kuru bakla filan alır, Ankara’ya öyle dönerim. Son iki yıldır aldıklarıma bir de kuru börülce eklendi. Böylece ilk kez büyük ablamın elinden yediğim ve aşağıda tarifini yazdığım salatayı canım her istediğinde yapabilmem mümkün oluyor. Sos tarifi verirken herkesin damak zevki farklı olduğundan miktar belirtmedim. Misal ben nar ekşisini çok seviyorum ve bol koyuyorum.

Benim için bir öğün yemeği olan bu salatanın görünümü çok renkli ve zengin olduğundan misafirlerimize de hazırlamayı seviyorum. Bu aralar hiç mümkün olmasa da, bol misafirli, hoş sohbetli, keyifli sofralar paylaşmak dileğiyle...

Malzemeler: 1 su bardağı haşlanmış kuru börülce,1 demet roka, 6-7 sap taze soğan, ¼ demet ince kıyılmış maydonoz, 1 dolu avuç iri kıyılmış ceviz, 1 orta boy nar

Sos için : zeytinyağı, limon suyu, nar ekşisi, tuz

Yapılışı: Börülceleri salatayı hazırlamadan 4 saat öncesinde suda bekletin. Suyunu süzdürün ve börülcelerin üstünü 2 parmak geçecek kadar su koyduğunuz tencerede kontrol ederek haşlayın. Börülcelerin hafif diri kalması gerek, hamur gibi yumuşamamasına dikkat edin. Haşlama suyunu süzdürdükten sonra ılınması için bir kenarda bekletin. Bu sırada tüm yeşillik malzemeleri incecik doğrayın. Cevizi dişe kalacak irilikte kıyın, nar tanelerini ayıklayın. Börülce soğuduğunda malzemeleri ve sosu ekleyip iyice karıştırın. İkram etmeden önce 1-2 saat bekletirseniz, sosunu çok daha iyi çekeceğinden, tadı bir üst seviyeye çıkıyor. Afiyet olsun!


4 Haziran 2020 Perşembe

Elmalı Turta

Bugünkü tarif, Brüksel-Lüksemburg anılarımızı canlandıran çok özel bir tarif. Orada yaşarken hiç evde yapma ihtiyacı duymazdım çünkü çok şahane elmalı turta yapan yerler vardı. Haydi bir kahve içelim, diye dışarıya her çıktığımızda mutlaka yanında bir elma turtası da sipariş ederdik. Türkiye’ye dönünce çok uzun bir süre yapmadım, elim gitmedi. Sonra da yeni şeyler deneyelim diye diye nadiren yapar oldum. Ama şu korona günlerinde bizde güzel hisler uyandıran tarifler yapmaya öncelik verince ilk aklıma gelen elma turtası oldu, tabii 😋
Elma rendesini biraz tarçınla karıştırırken şeker miktarını elmanın cinsine göre belirlemenizi tavsiye ederim. Ben hiç şeker koymuyorum ve elmaları da pişirmiyorum. Eğer şeker koyacaksanız elmaları biraz pişirebilirsiniz. Unu ilk 1-2 bardağı koyduktan sonra azar azar ekleyin. Sıvı yağ olarak ben ayçiçek yağını tercih ediyorum, hamurun gevrek olmasını sağlıyor.

Malzemeler: 4 adet iri elma, 200 gr. eritilmiş, soğutulmuş tereyağı, ½ çay bardağı sıvıyağ, 1 ç.b. yoğurt, ½ ç.b. pudra şekeri, 1 çay kaşığı kabartma tozu, aldığı kadar un.Yapılışı: Elmaları rendeleyin, tarçın ve gerekiyorsa şekeri ekleyip ocağa alın ve elmaları biraz pişirin. Bütün malzemeleri karıştırıp kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edin. Hamurun 1/3’ünü streç folyoya sarıp buzluğa atın. 25 x 40 cm ölçülerinde (tutma yerleri hariç 36 cm) büyük dikdörtgen borcamı yağlayın ve hamuru tabanına eşit olarak yayın. Hamuru kenarlarda biraz yükseltirseniz elmaları koyduğunuzda borcama yapışmaz ve hemen yanmaz. Hem pişince görüntüsü hem de temizlemesi kolay olur. Borcama yaydığınız hamuru çatalla bir çok yerinden delin ve önceden 180 derecede ısıtılmış fırında 10 dakika kadar tutun. Borcamı fırından alıp elmaları eşit biçimde yayın. Buzluktan çıkardığınız hamuru elmaların üzerini kapatacak şekilde rendeleyin. Tekrar fırına verin ve 20 dakika kadar pişirin. Afiyet olsun!

27 Mayıs 2020 Çarşamba

Ballı Armutlu Kek

Bu tarif biraz eskilerden kalma (fotoğraf da pek iyi değil) ama ev halkı sevdiği için ben yiyemesem bile kışın hala arada bir yapıyorum. Henüz glutensiz versiyonunu denemedim. Balın ısıtılması/pişirilmesi konusunda detaylı bilgiye şuradan ulaşabilirsiniz. Bu bilgiler ışığında senede 3-4 kere ballı kek, çörek yemenin kansere yol açmayacağını da belirtmiş olayım.  
Malzemeler: 2 yumurta, ½ su bardağı bal, 1 adet rendelenmiş irice armut, 1 adet rendelenmiş küçük elma, ½ çay kaşığı tarçın, ½ su bardağı ince çekilmiş ceviz, 1 çay kaşığı karbonat, 1+1/2 su bardağı tam buğday unu 
Yapılışı: Yumurtaları 1-2 dakika yüksek devirde çırpın. Balı ilave edin ve 2 dakika daha çırpmaya devam edin.  Rendelenmiş armutu, elmayı, cevizi, tarçını ekleyin ve tahta bir spatula yardımıyla karıştırın. Son olarak önceden karbonatla karıştırdığınız elenmiş tam buğday ununu da ekleyin.  Karışımı yağlanmış kek kalıbına dökün ve önceden 160 derecede ısıttığınız fırında pişirin. İlk 25 dakika 160 derecede, son 5-10 dakikada da  175 derecede ( toplam 30-35 dakika) pişirin. Afiyet olsun! 

23 Mayıs 2020 Cumartesi

Granola Tarifim

Bugünkü tarifimiz yaz sıcaklarında kahvaltı etmemi mümkün kılan bir tarif. Gerçek bir kurtarıcı. Sabah kalkıp bir kase sopsoğuk yoğurdun içine 2-3 yemek kaşığı koyup, karıştırıp hemen yenmesiyle ve hem tadıyla hem de soğukluğunun yarattığı uyandırıcı etkiyle güne başlamayı kolaylaştıran bir tarif. İnternette aradığınızda neredeyse sonsuz çeşitlilikte granola tarifi bulmanız mümkün. İşte bu da benimki 😊



Kuru malzemeler: 2,5 s.b. yulaf ezmesi, 1 s.b. fındık, ½ s.b. ayçekirdeği içi, ¼ s.b. keten tohumu, 2 y.k. susam, 1 ç.k. toz tarçın, ½ ç.k. toz zencefil, 1 ç.k. tuz
Islak malzemeler: 1 y.k. hindistan cevizi yağı, 1 yk. zeytinyağı, ½ s.b. pekmez
Yapılışı: Fırınınızı 150 dereceye ayarlayın. Fındıkları irice çekin. Kuru malzemeleri derin bir kapta karıştırın. Küçük bir tencereye hindistan cevizi yağını koyarak yağ eriyene kadar karıştırın. Yağ eriyince zeytinyağı ve pekmezi koyup 1-2 kez karıştırıp altını kapatın. Kuru malzemeleri karıştırdığınız kaba ekleyin ve tahta bir spatulayla iyice karıştırın. Karışımı yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine eşit biçimde yayın. Önceden 170 derecede ısıtılmış fırında 10 dakikada bir spatulayla karıştırarak toplam 30 dakika –ki 15. dakikadan sonra yavaş yavaş esmerleşmeye başladığını göreceksiniz, pişirin. Çok çabuk kavrulabileceğinden fırının yanından ayrılmayın ve sıklıkla kontrol edin.
Granolanız fırından çıktığında yumuşak olacaktır. Soğuduğunda sertleşecek ve kıtırlaşacaktır. Soğuduğunda içine gün kurusu kayısı veya kuru dut, veya kuru üzüm, veya yaban mersini ya da hepsinden arzu ettiğiniz kadar koyup ağzını sıkıca kapatacağınız kavanozlarda en az 2 hafta saklayabilirsiniz.
Ben içine hiç bir kuru meyve koymadan saklamayı tercih ediyorum. Böylelikle canım istediğinde –ki genellikle öyle istiyor😊, süt veya yoğurtla sade sade yiyebiliyor ya da o an canım ne çekiyorsa onu koyabiliyorum. Afiyet olsun!

20 Mayıs 2020 Çarşamba

Tepside Sütlü Tatlı (Karadut Soslu)

Bu aralar havalar birden ısındı ve Meleğimle benim sütlü tatlı düşkünlüğümüz yine depreşti. Şöyle soğuk soğuk, hafif bir sütlü tatlı ne güzel olur diye, aklımda pratik bir kazandibi tarifiyle girdim mutfağa. Fakat hani yazarın müdahale edemediği, başını alıp giden roman kahramanları vardır ya, işte aynı onlar gibi bambaşka bir şey oldu bu tatlı da. Dalgınlığımı seveyim 😉 Tabii ki bütün malzemeler glutensiz, süt organik. Su bardağımın ölçüsü de 200 gram.
Malzemeler: 4 su bardağı süt, 2 tepeleme yemek kaşığı glutensiz pirinç unu, 2 tepeleme yemek kaşığı glutensiz mısır nişastası, 2/3 su bardağı toz şeker, 1 yemek kaşığı tereyağ, tepsiyi yağlamak için ½ yemek kaşığı sıvı yağ.
Yapılışı: Derin bir tencereyi önce azıcık su ile bir güzel çalkalayın, suyu dökün. Böylelikle sütün tencereye yapışmasını önlemiş olacaksınız. Bütün malzemeleri bu tencereye aktarın, çırpıcı yardımıyla karıştırın ve ocağın altını orta ateşe getirin. Kaynamaya başlayınca altını kısın ve 4-5 dakika kadar daha karıştırmaya devam ederek pişirin. Karışımın muhallebi kıvamından bir tık koyu olması gerekiyor. Altını kapatınca tereyağını ekleyin ve yine karıştırın. Tereyağ tamamen eriyince yarım yemek kaşığı yağ ile yağladığınız fırın tepsisine (ben 30 cm. çapında yuvarlak metal tepsi kullandım) tencere içindeki karışımı dökün ve güzelce yayın. Fazla kalın olmamalı. Yaklaşık 1 saat kadar tepside bekletin ve ardından en az 4-5 saat kalmak üzere buzdolabına aktarın. Servisten önce 3-4 parmak genişliğinde şeritler halinde kesin ve yuvarlayarak tabağa aktarın.  Ben evde karadut sosu olduğu için üzerine ondan koydum ama arzu ederseniz çilek, vişne, böğürtlen, kırmızı erik, kayısı, şeftali, portakal ve/veya limon sosu koyabilirsiniz. Önümüz yaz, meyveler bollaşıyor. Üzerini en son cevizle süsledim ama şam fıstığı ve/veya fındık da çok yakışır. Damak zevkinize kalmış. Afiyet olsun!

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails