Sayfalar

9 Şubat 2011 Çarşamba

3. Doğum Günü Menüsü - Havuçlu Toplar

Aslında önceliği 2010 yılında gidip de aklımda hoş anılar, damağımda güzel tadlar bırakan yerleri anlatmaya vermeliydim, diğer bloglarımda yaptığım gibi. Fakat uzun süre ara verince ve bu arada kızımın 3. doğum gününü de idrak edince 2011 yazılarına özel menüler etiketine uygun bir yazıyla başlayayım, dedim.
Bu sene Selin’in doğum gününü yine bizim evde ve çok sevgili arkadaşı Ada’yla birlikte kutladık. Benim Su damlam Adacığım, kasım ayındaki doğum gününü çeşitli sebeplerden arkadaşlarıyla kutlayamayınca biz anneler “birlikte kutlayalım o zaman”, dedik. Ada’mın annesi canım arkadaşım Umur çok lezzetli kekler kurabiyeler hazırladı, pastanın siparişi ve yapımıyla titizlikle ilgilendi. Nes, her zamanki gibi patatesli kabaklı o leziz kekinden yaptı. Bu sene Banu’dan hamileliğinin ortalarında olduğundan sadece yaptıklarımızı yemesini rica ettik. Bir çoğunun tarifini daha önceden yayınladığım menümüz şöyleydi :

Umur’dan;

• Kakaolu fındıklı kurabiye

• Çikolatalı karışık kek

• Kaşarlı ve Patatesli Muska Böreği

Neslihan’dan;

Kabaklı Patatesli Kek

Ve benden;

Çerkes Tavuğu

Dereotlu beyaz peynirli kek

• Havuçlu toplar

ve elbette Pilita'da yaptırdığımız pasta.

Günün sürprizi ise sevgili Görkem’in (Gezicini) getirdiği çöreklerdi.

Bugün daha önce tariflerini yazdıklarım dışında menüdekilerden sadece havuçlu topların tarifini verebileceğim. Portakal Ağacı’ndaki tarifi biraz değiştirerek yaptım. Umurcuğumun tariflerini de kendisi bir fırsatını bulup bana gönderince yazacağım.

Havuçlu Toplar
Malzemeler: 1kg. rendelenmiş havuç, 1su bardağından iki parmak eksik toz şeker, 1 paket un haline getirilmiş pötibör bisküvi, 1 su bardağı fındık, 1 çay kaşığı toz tarçın, üzeri için hindistan cevizi.
Yapılışı: Havuçları robotta incecik rendeleyip bir tencereye koyun. Üzerine şekeri koyup kısık ateşte pişirin. Bu sırada robatta bisküvileri ve fındıkları un haline getirin. Havuçlar yumuşayınca ateşten alın ve ılınmasını bekleyin. Ilınınca suyunu kaşıkla süzdürerek derince bir tasa alıp un haline getirilmiş bisküvi, fındık karışımını ekleyin. Tarçını da koyup karıştırın. Fındıkla ceviz arası bir büyüklükte parçalar kopararak avucunuzda yuvarlayın, top şeklini verin. Hindistan cevizine batırıp servis tabağına alın.

17 Aralık 2010 Cuma

Tarçınlı Peynirli Pirinç Köftesi

Bu tarifin lezzetini anlatmak için "Meleğim bayıldı ve bir oturuşta 4 tane birden yedi" desem yeterli olur herhalde. Bu tarifi benzerlerinden ayıran ve bana ait kılan en önemli husus baharatlar. Tarçın konusunda dikkatli olmanızı ve ölçüyü pek aşmamanızı salık veririm. Aroması kuvvetli bir baharat olduğundan girdiği yemeğin tadını vezir de edebilir rezil de. Eğer kuzunuz tarçından hoşlanmıyorsa hiç koymayabilirsiniz. Tarçınsız da lezzetli olan bu pratik ve besleyici tarifi soğuk yemek te mümkün üstelik!
Malzemeler: 1 yumurta, 1 su bardağı pirinç, 10 gr. rendelenmiş beyaz peynir, ½ su bardağı kuru ekmek içi, zeytinyağı, ½ silme çay kaşığı tarçın, ½ çay kaşığı kuru nane, 1 çimdik kimyon, tuz
Yapılışı: Önce 1 su bardağı pirinci 2 su bardağı suda haşlayın. Pirinçler pilavdaki gibi diri olmamalı, çok iyi yumuşamalı. Yumurtayı çırpıp haşlanmış ve ılınmış pirinç, ekmek içi ve rendelenmiş peynirle karıştırın. Elinizle bu karışımdan ufak parçalar alıp köfte şeklini verin. Zeytinyağını kızdırıp köfteleri her iki tarafı da kızarıncaya kadar kızartın. Süzüp marulla birlikte sıcak servis yapın. Afiyet olsun!

11 Aralık 2010 Cumartesi

Soğan Çorbası

Aslen Fransız mutfağına aittir ve ben bayılırım bu çorbaya. Turizm sektöründe çalışmaya başladığım ilk yıl Paris’e gitmiştim ve bu çorbayı ilk defa Sacré Coeur’ün yakınlarında küçücük bir restoda içmiştim. Açık söyleyeyim bir daha da öylesini içmedim, Paris’e sonraki gidişlerimde bile. Belki de ilk kez orijinalini içtiğim için tadı damağımda kaldı. Bu tarif biraz Türk versiyonu gibi gelir bana ve elbette bu hali de çok lezzetlidir çorbanın. Tarif büyük çorba kaseleriyle 4 kişilik.
Malzemeler: ½ kg. kuru soğan, 4 su bardağı et suyu veya su, ¾ çay bardağı ayçiçek yağı, 2 silme yemek kaşığı un, tuz, karabiber, nane.
Yapılışı: Soğanları sıvıyağda ve kısık ateşte sıklıkla karıştırarak sarartın. Unu ekleyin ve kokusu çıkana kadar kavurun. Et suyu veya suyu azar azar ekleyip karıştırın. Baharatları ağız tadınıza uygun miktarlarda ekleyip 20-25 dakika kadar kaynatın. Üzerine kıtır ekmek koyarak veya taze kaşar rendeleyerek servis edebilirsiniz. Afiyet olsun!

7 Aralık 2010 Salı

Zeytinyağlı Pazı

Çorba yapmak amacıyla topu topu yarım kilo pazı almıştım ama evde iki çeşit çorba olup hiç zeytinyağlı yemek olmadığını hatırlayınca fikir değiştirdim. Doğal olarak az oldu,  fotoğrafta gördüğünüz kadar. Biz ailecek ıspanağın ağızda bıraktığı o metal tadından hiç hoşlanmadığımız için ıspanak yerine pazı yiyoruz. Ben genelde 1 kg. pazıya 1 çay bardağı pirinç koyarım. Meleğim pirinçli her şeyi çok sevdiğinden pirinç miktarını bu sefer biraz fazla tuttum.
Malzemeler: ½ kg. pazı, 1 çay bardağından yarım parmak eksik pirinç, 1 orta boy kuru soğan, zeytinyağı, 1 silme çay kaşığı toz şeker, 1 silme çay kaşığı tuz.
Yapılışı: Tencereye zeytinyağını koyun. İnce doğradığınız soğanları zeytinyağında sarartın. Önce pazıların saplarını ince ince doğrayıp soğana ekleyin. Saplar biraz yumuşayınca doğranmış pazı yapraklarını ekleyin. 1 silme çay kaşığı toz şeker ve tuzu ilave edin. Yıkanmış pirinçleri pazıların üstüne yayın ve üstünü örtecek kadar su ekleyip kaynayıncaya kadar yüksek ateşte kaynar kaynamaz da kısık ateşte pirinçler yumuşayıncaya kadar pişirin. Afiyet olsun!

3 Aralık 2010 Cuma

Patatesli Çörek

Bu tarif yaklaşık 5 yıl önce Hürriyet Gazetesi’nin yurtdışı baskısında verilen Sahrap Soysal ile Ziyafet ekinin 27. sayısından. Ama herhalde aynı ya da farklı bir isimle bir kaç kez Hürriyet Gazetesi’nde yayınlanmıştır:)
Yapımı biraz zormuş gibi görünse de gayet kolay ve hakikaten uzun süre dayanıyor. Tarif 6 kişilik.
Malzemeler: 1 su bardağı ılık su, 1 su bardağı sıvıyağ, 1 tatlı kaşığı sirke, 1 tatlı kaşığı toz şeker, 1 çay kaşığı tuz, 1 paket kabartma tozu, 4 su bardağı un
Harcı için malzemeler: 4 adet orta boy haşlanmış patates, 1 adet orta boy kuru soğan, 1 çay kaşığı tuz, karabiber
Üzeri için: 2 adet yumurta, 3 yemek kaşığı galeta unu
Yapılışı: Ilık su, sıvıyağ ve sirkeyi derin bir kapta çatalla çırpın. Üzerine toz şeker, tuz ve kabartma tozunu ekleyin. Unu azar azar ilave ederek kulak memesinden biraz daha sert ve ele yapışmayan bir hamur elde edinceye kadar yoğurun. Hamuru oda sıcaklığında 15-20 dakika dinlendirin. Hamurdan kabuklu ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp ellerinizin arasında çay tabağı büyüklüğünde açın. Harcı için: Rendelenmiş patates ve soğanı, tuzu ve karabiberi bir kasede karıştırın. Çay tabağı büyüklüğündeki hamurların içine patatesli harçtan birer yemek kaşığı koyarak uçlarını birleştirin ve kapatın. Üzerlerine hafifçe bastırarak yassılaştırın. Hazırladığınız çörekleri önce çırpılmış yumurtaya sonra galeta ununa bulayarak yağlanmış fırın tepsisine aralıklı olarak yerleştirin. Önceden 175 derecede ısıtılmış fırında 30-35 dakika üzerleri kızarıncaya kadar pişirip çıkarın. Afiyet olsun!

28 Kasım 2010 Pazar

Haftanın Menüsü - 7

Aslında geçtiğimiz haftalarda da menü hazırlamıştım kendime ama araya bayram girince hem bir kısmını uygulayamadım hem de bloga yazamadım. Her akşam yemeğe uygun bir salata olmasına rağmen haftanın menüsüne -eğer çok özel bir salata değilse- salataları yazmıyorum. Çünkü genelde son dakikada karar veriyorum ne yapacağıma. İşte bu haftanın menüsü:
Pazartesi: Körili Mercimek Çorbası – Köfte – Portakal Soslu Zeytinyağlı Kereviz
Salı: Balkabağı Çorbası – Izgara Tavuk – Portakal Soslu Zeytinyağlı Kereviz
Çarşamba: Bademli Brokoli Kavurması - Sebzeli Sulu Köfte –Noddle veya Erişte
Perşembe: Soslu Balık - Fırında Patates
Cuma: Dereotlu Kabak Çorbası – Etli Ayva Yemeği – Pilav
Cumartesi: Tahinli Havuç Çorbası – Nohutlu Tavuk Köftesi – Zeytinyağlı Fasulye
Pazar: Soslu veya Kıymalı Makarna
Afiyet olsun!

27 Kasım 2010 Cumartesi

Neslihan’ın Kabaklı Keki

Aylardır Neslihan’dan almayı sürekli unuttuğum kabaklı kek tarifi var ya, Selin’in doğum gününde de yapıp getirmişti hani. İşte bu tarif, o tarif. Bize geldiklerinde nihayet eline bir kağıt kalem tutuşturuverdim. Sağolsun hemen yazıverdi. Gerçi ben bloga hemen yazamadım, o ayrı. Hadi bakalım, doğru mutfağa! Bu kadar kolay ve çocuklar için besleyici bir tarif bulmuşken bu hafta sonu yapmamak olmaz.
Malzemeler: 3 küçük boy kabak, 3 küçük boy patates, 4 yumurta, ½ su bardağı yoğurt, ½ su bardağı zeytinyağı, 2 su bardağı un, 1 paket kabartma tozu, bir avuç ince rendelenmiş dereotu, 1 avuç rendelenmiş beyaz peynir.
Yapılışı: Derince bir kabın içinde yumurta, yoğurt ve zeytinyağını tahta kaşıkla karıştırın. Üzerine, unu, kabartma tozunu ekleyin. Son olarak, çiğden minik minik doğranmış patates ve kabakları, beyaz peyniri ve dereotunu ekleyip hafifçe karıştırın. Önceden 175 derecede ısıtılmış fırında 30 dakika pişirin. Afiyet olsun!

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails