Sayfalar

23 Haziran 2009 Salı

Sütlü Çilekli İrmik Tatlısı

Geçen hafta yine kendimi tutamayarak biraz fazla çilek almışım. 2-3 gün yedikten sonra baktım biraz mayışıyorlar, miktarı da reçel yapacak kadar değil, hemen ocağa koyup kısık ateşte kendi suyuyla pişirdim çilekleri. Hiç şeker filan ilave etmeden. Biraz ılınınca blendır’dan (yok mudur bunun parçalayıcı/karıştırıcı dışında Türkçesi?) geçirip püre haline getirdim. Aynı gün Meleğime şekeri mümkün olduğunca azaltılmış annemin sütlü irmik tatlısından yapmaya karar verince bir kenarda soğumakta olan çilek püresini de tarife katıvereyim, dedim. Kalan püreyi de bir kavanoza koyup buzdolabına kaldırdım. Bir gün önce yaptığım bebe bisküvilerinden bir kaç tanesini rondodan geçirip çekilmiş cevizle karıştırdım ve tatlının sade kısmıyla çilekli katı arasına koydum. Bebeğinize verirken alerji durumunu gözönünde bulundurarak üzerine antep fıstığı koymadan da verebilirsiniz. Hem bebekler hem büyükler için de ev yapımı bir top dondurmayla servis edebilirsiniz, çok yakışır.
Malzemeler: ½ kg. organik süt, 4-5 silme yemek kaşığı toz şeker, 4 yemek kaşığı irmik, ½ tatlı kaşığı tereyağ, 7-8 yemek kaşığı pişmiş çilek püresi, 4-5 yemek kaşığı çekilmiş ceviz.
Yapılışı: İrmiği 15-20 dakika önceden biraz sütle ıslatıp, yumuşatın. Süte şeker koyup erimesini sağlayın. Süt şekerle pişerken irmiği ağır ağır tencereye boşaltın. Kokusundaki çiğlik gidene kadar iyice pişirin. Tereyağını koyun, karıştırın ve altını kapatın. İrmiğin yapışmasını önlemek için borcamı veya kaseyi suyla ıslatın. Bir miktar irmik koyup arasına ceviz koyun. Kalan irmik tatlısına çilek püresini ilave edin, karıştırın ve cevizlerin üstüne dökün. Ilınınca buzdolabına koyup 3-4 saat bekletin. Servis yapmadan önce arzuya göre üstüne ceviz, antep fıstığı veya dondurma koyun. Afiyet olsun!

18 Haziran 2009 Perşembe

Kepekli Makarna (Lor, Ceviz ve Kuru Domates Destekli)

Eşimin şehir dışında olmasını fırsat bilerek, yan tarafta logosunu gördüğünüz Ye 46: Makarna Etkinliği'ne önceki etkinliklerde olduğu gibi son dakikada katılmış olmamak için dün akşam makarna yaptım. Böylelikle hem etkinlik için yemek yapmış oldum, hem de normal makarnayı çok sevdiği halde kepekli makarnadan hiç haz etmeyen eşim yüzünden altı aydan fazla bir süredir erzak kutusunda bekleyen, son kullanım tarihine bir ay kalmış kepekli makarnayı pişirebildim. Meleğim ilk kez yedi ve çok beğendi. Makarnanın yapılışında bir numara yok. Bildiğiniz gibi kaynayan suya biraz tuz, makarna yapışmasın diye biraz yağ koyup seçtiğiniz makarnayı da döküp paketin üstüne yazan süre kadar bekliyorsunuz. Kepekli makarna normal makarnalardan biraz daha geç piştiği için süre azıcık uzuyor. Makarnanın üzerine koyduğum karışım ise tamamen benim tercihlerimi yansıtıyor çünkü ben uydurdum. Tarif 2 kişilik.
Malzemeler: 1 paket (250 gr.) kepekli makarna, 7-8 yemek kaşığı tuzsuz lor peyniri, 2 dolu yemek kaşığı çekilmiş ceviz, 2 avuç incecik doğranmış taze nane ve maydanoz, 8-10 tane küçük doğranmış kuru domates, 1 yemek kaşığı kadar zeytinyağı.
Yapılışı: Makarnaları kaynayan suya atarken kuru domatesleri de bir tasın içinde sıcak suya koyun. Domatesler yumuşarken diğer tüm malzemeleri karıştırın. Makarna piştiğinde kuru domatesleri de sudan çıkarıp küçük küçük doğrayın. Makarnanın üzerine peynirli karışımı, üstüne de artık ıslanmış olan:) ‘kuru’ domatesleri koyun. Halis muhlis Ayvalık zeytinyağını da üzerinde şööyle bir gezdirin. Afiyet olsun!

Notlar: 1. Makarnanın piştiği suyu sakın dökmeyin. Kavanozda saklayıp ertesi gün çorba yaparken kullanabilir veya yemeğinize koyabilirsiniz.
2. Eğer peynirli karışım fazla gelirse bir cam kavanoza koyup buzdolabında bir kaç gün saklayabilir, tuzlu kek veya çörek içine koyabilirsiniz.

16 Haziran 2009 Salı

Kayık Köfte

Geçen akşam, yapıp buzlukta saklaması ve gerektiğinde çıkarıp tavada pişirmesi çok kolay olduğundan neredeyse sürekli yaptığım cız bız köfteden gına geldiğini fark ettim. Başka ne yapabilirim diye düşündüm ve aklıma buzluktaki dondurulmuş garnitür paketi geldi. Hafiften yumuşamaya başlamış 2 büyük domates de bulunca, “köftelere kayık şekli verip içine şu garnitürden koyayım, üzerine de domatesleri rendeleyeyim. Bakalım ne olacak?” dedim, fotoğraftaki gibi bir şey oldu. Lezzeti konusunda köfte aşığı eşimin 5 tane (yazıyla beş) yediğini yazsam başka bir şey demeye gerek kalmaz sanırım. Ben 1 kg. kıymadan dikdörtgen borcama 8 tane sığdırabildim, kalanını da yine cız bız köfte yapıp, tavada kızarttım ve buzdolabına kaldırdım. Sabahlara kadar çalışan eşim çok mutlu oldu tabii:)
Malzemeler: 1 kg. köftelik kıyma, 1 yumurta, 1 adet küçücük doğranmış orta boy soğan, 5-6 yemek kaşığı ufalanmış ekmek içi, 1 yemek kaşığı sirke, 1 tepeleme çay kaşığı kimyon, tuz, ½ çay kaşığı karabiber, içi ve üstü için: 250 gr. dondurulmuş garnitür, 2 büyük rendelenmiş domates, ½ çay bardağı su, 1 tatlı kışığı kekik, 1 çimdik tuz, 1 yemek kaşığı zeytinyağı
Yapılışı: Kıyma, yumurta, soğan, ekmek içi, sirke, kimyon, tuz ve karabiberi bir tasa alıp iyice yoğurun. Yoğrulmuş kıymadan 2-3 ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp elinizde kayık şekli verin ve yağlanmış borcama dizin. Üzerine dondurulmuş garnitürü koyun. Üzerine ayrı bir tasta karıştırdığınız domates rendesi, zeytinyağı, su, kekik, tuz karışımını dökün. Önceden 200 derecede ısıtılmış fırında yaklaşık 50 dakika pişirin. Afiyet olsun!

14 Haziran 2009 Pazar

Susamlı Peynirli Kek

Bir önceki yazının konusu olan çilekli ve çikolatalı rokokonun yanında misafirlerime sunduğum ikramlardan bir diğeri de kağıt üzerinde değişikmiş gibi duran, yapımı kolay, görüntüsü güzel ama yedikten sonra fazla sade bulduğum bu tuzlu kekti. Misafirlerim yabancı olmadığı için onların da görüşlerini aldım, aynı şeyi söylediler. Ertesi gün Beypazarı’na giderken bebişlerimiz Selin’le Mira yolda yerler diye bir kaç dilim aldım yanıma. Kahvaltı ederken fikrini almak üzere Banu’ya da tattırdım. O da aynı şeyi söyledi, ‘sanki bir şey eksik gibi, fazla sade’. Bize çok sade gelen bu keki bebişlerimizin çok beğendiğini de belirteyim. Bence bir yaşın üstündeki bebişlere /çocuklara gayet uygun, besleyici bir kek olduğunu da söylebilirim.
Tarif Hürriyet Gazetesi’nin yurtdışı baskısıyla birlikte verilen ‘Sahrap Soysal ile Süper Ziyafet’ ekinden. Yurtdışında yaşadığımız yıllarda mutfağa meraklı olduğumu gören canlarım, kayınvalidem ve kayınpederim, her salı günü gazeteyle birlikte verilen bu ekleri benim için biriktirmişlerdi. Ben de Türkiye’ye dönerken hepsini aldım getirdim tabii. Sonradan bu eklerdeki tariflerin büyük çoğunluğunun aynı gazetenin Türkiye baskısındaki yemek köşesinde yayınlandığını fark ettim. Hatta bazen tek bir tarifin bir kaç ay arayla ama farklı isimlerle, noktasına virgülüne kadar aynı şekilde yayınlandığını da gördüm. Ne demeli bilemiyorum.
Tarife dönecek olursak, adam başı birer dilimden 8-10 kişilik. Bir ara bu tarifi ya daha karakterli bir peynirle ya da kuru kekik, fesleğen gibi otlarla yapmayı düşünüyorum.
Malzemeler: 4 yumurta, ½ su bardağı sıvıyağ, ½ su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri (tost kaşarı veya taze kaşar), 1 su bardağı süt, 2 yemek kaşığı susam, 1 paket kabartma tozu, 2 su bardağı un
Yapılışı: Oda sıcaklığındaki yumurtaları ve ve sıvıyağı mikserin yüksek devriyle 2-3 dakika çırpın. Süt ve rende kaşarı da ekleyip çırpmaya devam edin. Kabartma tozuyla karıştırılmış unu sütlü karışıma ilav edin ve karıştırın. En son susamı da ekleyin. Akıcı kek hamurunu, yağlanmış orta büyüklükte kek kalıbına dökün. Önceden 175 derecede ısıtılmış fırında 30-35 dakika pişirin. Afiyet olsun!

13 Haziran 2009 Cumartesi

Çilekli ve Çikolatalı Rokoko

Bugünkü tarifimiz Mayıs 2007 tarihli Lezzet Dergisi’nden. Sıcak yaz günleri için harika bir ikram. Üstelik yapımı da gayet kolay. Ankara’da yaşayan tek akrabam olan yengem ve yakın bir aile dostumuz güle güle otur gezmesine -taşınalı neredeyse bir yıl olacak- geldiler, yaklaşık bir ay kadar önce. O günlerde Ankara’da hava sıcaklığı aynen bugünlerde olduğu gibi 30 derecelerde seyrediyordu ve ben aylardır bir türlü elimin varamadığı yemek kitaplarımı, dergilerimi, notlarımı düzenliyordum ki, bu dergiyi gördüm. Bir gün önce de heveslenip çilek almıştım. Derginin bu sayısının özel olarak çilekli tariflere ayrıldığını görünce sayfaları hızlıca karıştırıverdim ve hemen bu tarife takıldı gözüm. Misafirlerimin tadar tatmaz hemen tarifini istemelerinden de anladım ki çok doğru bir seçim yapmışım. Ben tarifteki gibi dikdörtgen değil kare borcam kullandım kalıp olarak. Biraz ince oldu, dilimleri geniş kestim. Bir dahaki sefere 10x30 cm.lik baton kek kalıbını kullanacağım. Dergideki fotoğrafta dilimler baton pastaymış gibi duruyordu.
Neyse, tarif 8 kişilik ve dergiye göre hazırlaması 20 dakika sürüyor. Bence tüm malzemeler elinizin altında hazırsa, mesela çilekler yıkanmış, ayıklanmış ince ince doğranmışsa, önceden çekilmiş fındık varsa, limon kabuğu ya da çikolata rendelenmişse 20 dakika yeterli tabii. Ama bütün bunları mutfakta tek başınıza yapıyorsanız ve ayağınızın altında, elinize aldığınız her şeyi tutmak ve tadına bakmak isteyen şahane bir meraklı minik varsa hazırlama süresini derhal iki katına çıkartın, bence. Tecrübeyle sabittir:)
Malzemeler: 1,5 su bardağı krema, 2 paket vanilya, 2 paket kakaolu bisküvi, 2 yemek kaşığı pudra şekeri, 1 yemek kaşığı limon suyu, 1 su bardağı iri çekilmiş fındık, 1 su abrdağı kuru üzüm, 1 limonun rendelenmiş kabuğu, 3 yemek kaşığı kakao, 150 gr. çilek, 100 gr. rendelenmiş bitter çikolata
Üzeri için: 400 gr.çilek, 1 tatlı kaşığı nişasta, 2 yemek kaşığı toz şeker, 2 yemek kaşığı rendelenmiş sütlü çikolata.
Yapılışı: Bisküvileri robotta un haline getirene kadar ezin. 150 gr. çileği temizleyip ince ince dilimleyin. Çilek hariç bütün malzemeleri, önce kuru sonra sıvı malzemeler olmak üzere çukur bir kapta karıştırın. Düzgün bir hamur elde edene kadar yoğurun. Bisküvi hamurunun yarısını folyoyla kaplı dikdörgen bir fırın kalıbına döküp yayın. Üzerini çilek dilimleriyle kaplayıp kalan hamuru da üzerine dökün ve yayın. Bir gece buzlukta bekletin. Üzeri için temizlediğiniz çilekleri blendırda püre haline getirip, çikolata hariç diğer malzemeleri ekleyin. 3-4 dakika karıştırarak pişirin. Soğumaya bırakın. Rokokoyu buzluktan çıkarıp servis tabağına alın. Üzerine çilek püresini sürüp 20 dakika daha buzdolabında bekletin. Üzerini çikolata ve nane yapraklarıyla süsleyin. Afiyet olsun!

4 Haziran 2009 Perşembe

Patatesli Pirinçli Ispanak Yemeği

Son günlerde Montessori e-grubundan bir kaç arkadaş bebeklerine sebze yedirebilmek için değişik tarifler arıyordu. Onlara tarifler için blogumu adres göstereyim diye düşünürken uzun zamandır bebekler için yemek tarifi yazmadığımı ve blogun bu başlığının biraz zayıf kaldığını fark ettim. Sabah ilk işim fotoğrafı olup ta tarifini bilgisayara aktarmadığım, kendi uydurduğum ama herkesin aklına gelip te muhtemelen tarif diye bir kenara kaydetmediği bu yemeği yazmak –ki pişireli yaklaşık iki ay oldu, ikinci işim de bir sonraki yazının konusu olan tamamen kendime ait yine ıspanaklı bir yemek yapmaktı. Bebeğim bu yemeği çok sevmişti ve ayıla bayıla yedi. Zaten sebzelerle arası çok iyidir. Yemeğe konulacak suyun yarıya yakını bir gece önce haşladığım tavuğun suyuydu ve bence yemeğe lezzet kattı. Tarif benim kızımın yeme kapasitesine göre 2 porsiyonluk.
Malzemeler: 2 yemek kaşığı zeytinyağı, ½ incecik doğranmış küçük soğan, 200 gr. ince doğranmış dondurulmuş veya taze ıspanak, 1 orta boy rendelenmiş patates, 2 yemek kaşığı pirinç, 1+ ¼ su bardağı su (et veya tavuk suyu ilave edebilirsiniz), 1 çimdik tuz, 1 çimdik kimyon
Yapılışı: Soğanı zeytinyağında biraz sarartın, rendelenmiş patatesleri ekleyip sarartmaya devam edin. Ispanağı koyup şöyle bir çevirin. Pirinci ve suyunu ilave edin. Pirinçler pişene kadar (yaklaşık 15-20 dakika) orta ateşte pişirin.
Tüm bebişlere afiyet olsun, yarasın, büyütsün!

31 Mayıs 2009 Pazar

Muzlu Pekmezli Bebek Bisküvisi

Cuma akşamı dünkü ODTÜ açık hava bebekler buluşması için internetten bulabildiğim bütün bebek bisküvisi tariflerini inceledikten sonra “bebeğim ne yesin” sayfasında gördüğüm tarifi kendime göre değiştirip 2 ölçü olacak şekilde yaptım. Fotoğrafta gördüğünüz kurabiye kalıplarıyla 40 tane oldu. Gece gece denediğimde yumuşacıktı ve kurabiye, kek gibi tariflerde fazla tatlıyı sevmeyen damağıma göre tadı çok yerindeydi. Bebişler de pek beğendiler hatta bazıları yürürken ya da oynarken bile ellerinden bırakmadılar. Günün sonunda kurabiyeler bitmişti.
Bazı pekmezler daha yoğun bazıları daha akıcı oluyorlar. Benimkisi sevgili Neslihan’ın alıp getirdiği AOÇ’nin üzüm pekmeziydi ve biraz akıcıydı. Bu yüzden unu koyarken kaşık kaşık koymanızı tavsiye ederim. Orijinal tarifteki uyarıları yinelemekte fayda var: Hamuru çok ince açmayın ve bisküvileri çok pişirmeyin. Pişip soğuduklarında çok sert olurlar.
Malzemeler: 26 tepeleme yemek kaşığı tam buğday unu, 2 adet oda sıcaklığında yumurta, 2 adet orta boy muz, 125 gr. oda sıcaklığında tereyağı, 1+ 1 çay bardağından 2 parmak eksik üzüm pekmezi.
Yapılışı: Bütün malzemeyi karıştırıp iyice yoğurun. Kolaylık olması için muzu önceden çatalla ezin. Hamur pürüzsüz olmalı. Unlanmış bir merdaneyle (merdaneniz yoksa cam şişe kullanabilirsiniz) hamuru bir parmak kalınlığında açın ve ister şekilli kalıplarla ister çay bardağıyla yuvarlak kurabiyeler kesip yağlanmış veya yağlı kağıtla kaplanmış tepsiye yerleştirin. Önceden 175 derecede ısıtılmış fırında 20 dakika pişirin. Afiyet olsun!

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails