Sayfalar

20 Mayıs 2020 Çarşamba

Tepside Sütlü Tatlı (Karadut Soslu)

Bu aralar havalar birden ısındı ve Meleğimle benim sütlü tatlı düşkünlüğümüz yine depreşti. Şöyle soğuk soğuk, hafif bir sütlü tatlı ne güzel olur diye, aklımda pratik bir kazandibi tarifiyle girdim mutfağa. Fakat hani yazarın müdahale edemediği, başını alıp giden roman kahramanları vardır ya, işte aynı onlar gibi bambaşka bir şey oldu bu tatlı da. Dalgınlığımı seveyim 😉 Tabii ki bütün malzemeler glutensiz, süt organik. Su bardağımın ölçüsü de 200 gram.
Malzemeler: 4 su bardağı süt, 2 tepeleme yemek kaşığı glutensiz pirinç unu, 2 tepeleme yemek kaşığı glutensiz mısır nişastası, 2/3 su bardağı toz şeker, 1 yemek kaşığı tereyağ, tepsiyi yağlamak için ½ yemek kaşığı sıvı yağ.
Yapılışı: Derin bir tencereyi önce azıcık su ile bir güzel çalkalayın, suyu dökün. Böylelikle sütün tencereye yapışmasını önlemiş olacaksınız. Bütün malzemeleri bu tencereye aktarın, çırpıcı yardımıyla karıştırın ve ocağın altını orta ateşe getirin. Kaynamaya başlayınca altını kısın ve 4-5 dakika kadar daha karıştırmaya devam ederek pişirin. Karışımın muhallebi kıvamından bir tık koyu olması gerekiyor. Altını kapatınca tereyağını ekleyin ve yine karıştırın. Tereyağ tamamen eriyince yarım yemek kaşığı yağ ile yağladığınız fırın tepsisine (ben 30 cm. çapında yuvarlak metal tepsi kullandım) tencere içindeki karışımı dökün ve güzelce yayın. Fazla kalın olmamalı. Yaklaşık 1 saat kadar tepside bekletin ve ardından en az 4-5 saat kalmak üzere buzdolabına aktarın. Servisten önce 3-4 parmak genişliğinde şeritler halinde kesin ve yuvarlayarak tabağa aktarın.  Ben evde karadut sosu olduğu için üzerine ondan koydum ama arzu ederseniz çilek, vişne, böğürtlen, kırmızı erik, kayısı, şeftali, portakal ve/veya limon sosu koyabilirsiniz. Önümüz yaz, meyveler bollaşıyor. Üzerini en son cevizle süsledim ama şam fıstığı ve/veya fındık da çok yakışır. Damak zevkinize kalmış. Afiyet olsun!

10 Mayıs 2020 Pazar

Bayat Pide Pizzası

Malum Ramazan ayındayız. İki yılı aşkın süredir glutensiz beslenmeye özen gösterdiğimden pek yanına yanaşamasam da Ramazan benim için pide demek. Bizim evde genelde ertesi akşama pek kalmıyor ama kalırsa diye sizlerle geçen yıl yaptığım ve bir türlü bloga koyamadığım bayat pide pizzasını paylaşmak istedim. Afiyet olsun!
Malzemeler: 1 orta boy bayat pide, 1,5 s.b. süt, 3 yumurta, ½ s.b. zeytinyağ, 1 büyük kase rendelenmiş beyaz peynir, 5 y.k. ince doğranmış yeşil ve siyah zeytin, 2 orta boy domates, 1 küçük kase rendelenmiş taze kaşar, kekik, tuz, karabiber

Yapılışı:Kenarları yüksek tepsi veya borcama yağlı kağıt serin. Üzerine bayat pideleri iricene parçalayarak boşluk kalmayacak şekilde yayın. Pidenin kenarlarının tepsinin iç tarafına gelmesine dikkat edin. Üzerine bir kasede karıştırdığınız,süt, yumurta, sıvı yağ, karabiber ve tuz karışımını bütün pide parçalarını ıslatacak şekilde dökün. Kuru pide parçası kalmamalı. Üzerine önce zeytinleri sonra da beyaz peyniri yayın. Beyaz peynirin üzerine kekik serpin ve dilimlenmiş domatesleri üzerini kaplayacak şekilde dizin. En son üzerine rendelenmiş kaşar peynirini serpin ve önceden 200 derecede ısıtılmış fırında kaşarlar eriyip kızarıncaya kadar pişirin. Arzuya göre üzerine sucuk, sosis, çarliston biber, mısır vd. koyabilirsiniz. 

4 Mayıs 2020 Pazartesi

Çörekotlu Bisküvi


Uzuuun bir aradan sonra merhaba,
Son tarifimi beş yıl önce yazmışım. Çok uzun zaman olmuş. Nasıl geçtiğini anlayamadığım bir dönem. Şimdilerdeyse tam tersi. Hem yaşadığımız her günün hem de geçmiş günlerin nasıl geçtiğini anca farkettiğimiz bir dönemden geçiyoruz. Bu farkındalığın faydalarından biri de önceden sevdiğim şeylere vakit ayırmam gerektiğini görmem. Bu yüzden karantina günlerinde pişirdiklerimi paylaşarak uzun zamandır ilgilenmediğim blogumu yeniden canlandırmaya karar verdim. Bilhassa can sıkıntısından ama özelinde Meleğim gibi ergen olduğu için bir türlü doyamayan çocukları olanlara biraz fikir verir diye düşündüm. 

Bugünün tarifi, kızımın koca bir tepsiyi iki günde bitirdiği çörekotlu kurabiye. Ben kurabiyeden ziyade  hamuru çok ince açarak bisküvi gibi yapıyorum, sanki daha güzel oluyor.

Malzemeler: 1 y.k. çörekotu, 1 y.k. tuz, 200 gr. oda sıcaklığında tereyağı,  4 y.k. susuz yoğurt, 1 ç.k. sirke, 1 paket kabartma tozu, 1 yumurta, 1 yumurtanın sarısı(üzerine sürülecek), aldığı kadar un.

Yapılışı: Bütün malzemeleri karıştırıp unu yavaş yavaş dökerek yumuşak bir hamur elde edin. Ben bütün ürünleri organik ya da doğal üretim kullandığımdan un miktarı farklılık gösterebilir diye özellikle şu kadar bardak un diye belirtmedim. Bu yüzden ilk su bardağından sonra unu azar azar koyarak kendi ölçünüzü bulabilirsiniz. Hamura İstediğiniz şekli verin. Ben kızım bisküvi gibi ince sevdiği için hamuru merdaneyle bir hayli ince açıp çay bardağı ile yuvarlak kesiyorum. Üzerine yumurtanın sarısını sürün. Önceden 165 derecede ısıtılmış fırında fanlı programda 10, fansız programda 15 dakika pişirin. Ben bisküvi gibi ince yaptığım için fanlı programda 6-8 dakika yeterli oldu. 
Afiyet olsun!


21 Nisan 2015 Salı

Nohutlu Nar Ekşili Roka Salatası

Pescateryen yani balık yiyen vejetaryen olmayı seçeli neredeyse iki ay oluyor. Elbette eşim ve kızım et yemeye devam ediyorlar, dolayısıyla ben de onlara etli yemekler yapmaya devam ediyorum. Bu sürede hiç et yemeği özlemediğimi fark ettim. Üstelik sindirim sistemim çoook çok uzun zamandan sonra tıkır tıkır çalışıyor, nihayet. Aşağıdaki tarifi de cumartesi akşamı evdekilerle kendime ne yapabilirim, diye buzdolabını kurcalarken uyduruverdim. Sıklıkla yemek isteyecek kadar da beğendim. 2 kişi bu salatayı paylaşabilir tabii ama ben tek başıma yedim :)
Malzemeler: 1 demet roka, 5-6 tane kurutulmuş domates, ½ cam kase haşlanmış nohut, damak zevkinize göre nar ekşisi, zeytinyağı, tuz.
Yapılışı: Kurutulmuş domatesleri sıcak su dolu kaseye koyun ve bekletin. Roka yapraklarını sirkeli suda 5 dakika kadar bekletip tek tek yıkayın, mümkünse kurutucuda suyunu alın ve ince ince kıyın. Rokayı orta boy bir salata kasesine koyun ve üzerine önceden haşlanmış nohudu serpiştirin. Kurutulmuş domatesleri sıcak sudan çıkarın ve küçük küçük doğrayıp salataya ekleyin. Son olarak damak zevkinize göre ayarlayabileceğiniz nar ekşisi, zeytinyağı ve tuz karışımını bir çay bardağında karıştırıp salatanın üzerinde gezdirin. Afiyet olsun!

20 Şubat 2015 Cuma

Yulaflı Kurabiye

Bugün size hafta sonu çocuğunuzla birlikte yapabileceğiniz yapımı kolay, tadı nefis bir kurabiye tarifi vereceğim. Kurabiyelerin ne kadar sürede bayatlayacağını test edemedik çünkü iki günde bitti :) Aşağıdaki miktarlarla fotoğrafta gördüğünüz büyüklükte kurabiyelerden 15 tane çıkıyor. Un olarak tam buğday unu kullanacaksanız önce ½ su bardağı un koyun. Bazı tam buğday unlarında aşağıdaki ölçü un fazla gelebilir. Malzemelerin hepsini karıştırdığınızda ihtiyaç olursa biraz daha tam buğday unu koyabilirsiniz. Arzuya göre içine konulacak baharatları da değiştirmek mümkün. Örneğin tarçın yerine toz kişniş kullanılabilir. Ben bir arkadaşımda içinde portakal kabuğu reçeli olanını da yemiştim ama sanırım reçel sevmediğimden bana çok tatlı gelmişti.
Malzemeler: 2 su bardağı yulaf ezmesi, 1 su bardağından 2 parmak eksik un, 1 silme çay kaşığı karbonat, 1 çay kaşığı tarçın, oda ısısında yumuşamış 60 gr. tereyağı, 2 silme yemek kaşığı toz şeker, 1 adet yumurta, 1 silme tatlı kaşığı rendelenmiş taze zencefil, 50 gr. küçük parçalar halinde çikolata.
Yapılışı: Büyük bir kâsede yulaf ezmesi, un, karbonat ve tarçını karıştırın. Başka bir karıştırma kabına tereyağı ve toz şekeri koyup 3-4 dakika, krema hâline gelinceye kadar çırpın. Yumurtayı ekleyip 1 dakika daha çırpın. Zencefil rendesini ekleyip çırpmaya devam edin. İki ayrı kaptaki karışımı birleştirip, tahta kaşıkla karıştırın. En son çikolatayı ekleyip, bir kaç kez daha hafifçe karıştırın. Hamurun üzerini streç folyoyla örtüp buzdolabına koyun ve 15 dakika bekletin. Bu sırada fırını 180 dereceye ayarlayın. Fırının önceden 180 derecede ısıtılmış olması çok önemli. Fırın tepsisine yağlı kâğıt serin ve hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopararak elinizde çok bastırmadan hafifçe yuvarlayın ve aralıklı bir şekilde tepsiye dizin. Üzerleri kızarıncaya kadar, yaklaşık 20 dakika kadar pişirin. 
Afiyet olsun! 

13 Ocak 2015 Salı

Haftanın Menüsü - 16

Yeni yıla ekmek tarifiyle başladım, bir gün gecikmeyle ve haftanın menüsüyle devam ediyorum. Bu sene bloglarımla daha yakından ilgilenmeye daha doğrusu aralıklı fakat sürekli yazmaya karar verdim. Her pazar günü haftanın menüsünü her çarşamba veya perşembe günü de bir tarif yazacağım. Bu da blog okurlarına verdiğim sözüm olsun :) 
Yandaki menüyü bu sene ilkokula başlayan kızım 2 hafta önce hazırladı ve buzdolabına astı. Anlaşılacağı üzere en çok sevdiği yiyeceklerden oluşuyor bu menü:) 
Yeni yılda tüm menülerimizin yapmaktan ve yemekten keyif aldığımız yemeklerle dolmasını ve sevdiklerimizle birlikte yeme fırsatımızın çok olmasını diliyorum. İyi haftalar ve afiyet olsun! 

Pazartesi: Mercimek Çorbası – Kaşarlı Köfte – Bezelyeli Pilav
Salı: Fırında Balık - Fırında Patates – Kalamar – Salata
Çarşamba: Kabaklı Yayla Çorbası– Mantar Soslu Dana Nuar – Buharda Haşlanmış Sebze
Perşembe: Mercimek Çorbası – Enginarlı Piliç – Bulgur Pilavı
Cuma: Tarhana Çorbası – Kereviz Püreli Kebap – Noodle veya Erişte
Cumartesi: Kabaklı Yayla Çorbası – Maydanoz Soslu Tavuk Sarma – Portakal Soslu Buharda Haşlanmış Patates
Pazar: Tarhana Çorbası – Nohutlu Tavuk Köftesi – Salata 

2 Ocak 2015 Cuma

Ev Yapımı Küçük Ekmekler

Ekmek deyince herkesin aklına doymak gelir. Ben de sanki yeni yıla bir ekmek tarifiyle başlarsam herkes doyacakmış gibi bir umudum olsun istedim. Bu soğuk kış günlerinde sıcacık ekmekler içinizi ısıtır, umarım.Tarif taa yaz aylarından kalma…
Ayvalık’ta olduğumuz süre içerisinde evimizin sitenin bakkalına uzaklığı ve her gün denizden 19.30’dan önce dönemeyişimiz sebebiyle Ramazan boyunca sabah kahvaltılarında ekmek yiyememek gibi bir durumla karşılaştık ve sonuçta evde ekmek yapmak zorunlu hale geldi. Yine bir sabah internetten hızlı bir tarama yapıp aklıma en yatan tarifleri birleştirip denemeye karar vermiştim ama elbette kendimce değiştirerek ve zeytinyağ gibi küçük eklemeler yaparak:) Sonuç resimde de gördüğünüz üzere çok başarılıydı. Tek sıkıntım fırının eski olması sebebiyle sadece fanlı programının çalışıyor olması ve 1 dakika bile gecikirsem ekmeklerin kabuklarının çok sertleşmesiydi. Bunu da sık sık kontrol etmek suretiyle 2 gün içinde çözdüm tabii:) Önerim bu ekmekleri fırında fanlı değil normal programda pişirmek. Bir başka önemli husus her tam buğday ununun aynı etkiyi yapmaması. Ben ilk bir hafta ekmek yapımına uygun olan tam buğday unu kullanmıştım. Sonraki hafta başka bir un kullanmak zorunda kaldım ve un miktarını biraz artırmam gerekti. Bu yüzden belirttiğim miktar un hamurunuza yeterli gelmeyebilir veya fazla olabilir. 3 bardaktan sonrasını yavaş yavaş ölçerek kendi miktarınızı bulmanızı tavsiye ederim. Bir de hamuru ezmeden yumuşak hareketlerle yoğurmak ve sonuçta çok çok yumuşak neredeyse elinize yapışacak bir hamur elde etmek lazım.
Malzemeler: 4 yemek kaşığı susuz yoğurt, 1 çay kaşığı karbonat, 1 çay kaşığı tuz, 3-3,5 su bardağı tam buğday unu, ¼ çay bardağı zeytinyağı.
Yapılışı: Derin bir tasta un hariç bütün malzemeleri tahta bir kaşıkla karıştırın.  Unu yavaş yavaş ilave edin. Tezgahın üzerine biraz un serpin ve hamuru kalınlığı 1 cm.den az olmamak kaydıyla elinizle açın ve istediğiniz şekli verin. Ben kahve fincanını (ama Türk kahvesi değil, filtre kahve içilen fincan), ağzını una bulayarak kullandım. Ekmeklerinizi yağlanmış fırın tepsisine dizerek önceden 170-180 derecede ısıtılmış fırında 15-20 dakika pişirin. Ekmeklerin üstünün çok kızarmaması hatta biraz beyaz kalması gerekiyor. Kolay kolay bayatlamadığı için de ertesi güne kaldığında bile fırında ısıtılarak yenebiliyor. Afiyet olsun!

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails