Sayfalar

10 Mart 2009 Salı

Gülüş'ten Kral Galetası

Çok sevgili arkadaşım Gülüş Gülcügil Türkmen blogumun tatlı tarifi sayısını az bulmuş –ki çok haklı, daha tatlılara, pastalara sıra gelemedi. Çocukluğu Brüksel’de geçtiğinden kendi blogunda ilk ve son kez yayınlayacağı yemek tarifi olarak Belçika’nın ünlü Kral Galetası’nı seçtiğini yorum yazısında belirtmiş. Bu tarif yorumların arasında kaynamasın, unutulmasın diye Gülüş’ün verdiği linki ayrıca belirteyim, istedim. Kişisel yorumum hakikaten güzel bir pasta/turta olduğu. Ama benim esas hoşuma giden bu pastanın var olma sebebi. Aslında her yıl 6 Ocak’ta Hz. İsa’nın vaftiz edildiği gün olarak kutlanılan “Epiphanie” (Yunanca’da “görünme” anlamına geliyor) Yortusu uyarınca pişer bu pasta. Kökeni Fransızlara dayanmakla birlikte 14. yüzyıldan beri neredeyse tüm Avrupa’da yeniyor. Gülüş’ten farklı olarak ben pastanın davetli sayısından bir fazlasına bölündüğünü duymuştum. Fazla olan dilim “Tanrı’nın parçası” addedilir ve ailenin uzakta olan akrabası için saklanırmış. Bir sure sonra da kapıyı çalan ilk yoksula ikram edilirmiş. Gülüş’ün yazısıyla birlikte, pastanın hikayesini ilk duyduğumda beni etkileyenin bu paylaşma ve uzaktakileri anma duygusu olduğunu hatırlayıverdim. Tarif için bkz. http://gulusturkmen.wordpress.com/2009/03/09/kral-galetasi/

8 Mart 2009 Pazar

Dereotlu Peynirli Kek

Nihayet buraya geldiğimden beri Meleğimin yemekleri dışında –ki artık O da çoğunlukla bizim yediklerimizi yiyor- bir şey pişirebildim. Bugünün pazar ve kayınpederimin şeker hastası olması sebebiyle tuzlu kek yapmaya karar verdim. Böylelikle kendimi tutamayarak aldıkça aldığım her çeşit silikon kek kalıplarımdan birini de denerim diye düşündüm. Sonuç, fotoğrafta gördüğünüz gibi zavallı ayıcığın kafası kesik. Ben soğusun da büyük bir tabağa alayım diye beklerken, Sina Babam kekin şahane kokusuna dayanamayarak hemen gidip bir dilim yiyivermiş. E, bu durumda tadı üzerine bir şey yazmamın lüzumu kalmadı sanırım:)
Malzemeler: 1 su bardağından iki parmak az sıvı yağ (ben yarısını zeytinyağ kalanını ayçiçek yağı koydum), 1 çay bardağı yoğurt, 1,5 paket kabartma tozu, 2 su bardağı un, 250 gr. rendelenmiş/ezilmiş beyaz peynir, 4 yumurta (bir tanesinin sarısını ayırın), 1 demet dereotu.
Yapılışı: Derin bir kap içinde yumurtaları çırpın ve yoğurdu koyun. Beyaz peynir ve ince kıyılmış dereotunu ekleyin. Daha sonra sıvı yağı, unu, tuzu ve kabartma tozunu ekleyip tahta bir kaşıkla iyice karıştırın. Yağlanmış ve unlanmış kek kalıbına veya silikon kalıba dökerek üzerine çırpılmış yumurta sarısını sürün ve önceden ısıtılmış 200 derecedeki fırında 30-35 dakika pişirin.
Afiyet olsun!

6 Mart 2009 Cuma

Nohutlu Brüksel Lahanası

Lütfen gülmeyin:) Brüksel’deyim diye yazmadım bu tarifi. Geldiğimizden beri Leyla annem beni “dinlenmeye geldin” diyerek mutfağa sokmadığı ve Meleğimi yedirirken fotoğraf çekmeyi unuttuğum için buralardan hiç bir şey yazamadım. Bugün ilk defa kızım sabah şekerlemesinden uyanmadan önce öğle yemeği yediğimiz için fotoğraf çekmeyi akıl edebildim. Bayat bir esprinin hayata geçmesi gibi oldu biraz ama...
Tarif Hürriyet Gazetesi’nin verdiği E. Beder’in tariflerinden oluşan “Tatlıdan Tuzluya Yaz Lezzetleri” Eki’nden. Ben hala yaz lezzetleri içinde Brüksel lahanasının ne işi olduğunu anlamadım.
Tarifin orijinalinde Brüksel lahanası 200 gramdı ama annem 400 gram koydu ve tavuklusunu yaptı. Yine tarifin aslında soğanın ardından domates ve sonra Brüksel lahanası konuluyor. Lakin yaklaşık 30 yıldır burada yaşayan kayınvalidem Brüksel Lahanasının domatesten sonra konulduğunda tadının acıdığını söyledi. Bir de kendisi zeytinyağlı veya değil, içinde sebze olan bütün yemeklere 1 tatlı kaşığı toz şeker koyuyor. Ben bugüne dek hiç bu kadar lezzetli bir Brüksel Lahanası yemeği yememiştim dersem abartmış olmam.
Tarif 4-6 kişilik.
Malzemeler:
2 adet orta boy soğan
½ çay bardağı sıvıyağ
2 adet orta boy domates
2 paket (400 gr.) Brüksel lahanası
250 gr. haşlanmış parça et veya tavuk eti
1 su bardağı haşlanmış nohut
2 adet orta boy etli kırmızı biber
1 tatlı kaşığı toz şeker
tuz, karabiber
Yapılışı: Soğanı küçük küçük doğrayıp sıvıyağda biraz sarartın. Brüksel lahanalarını ekleyip 5 dakika kadar çevire çevire kavurun. Küp şeklinde doğradığınız domatesleri ekleyin. Haşlanmış parça etleri/tavuk etlerini ekleyip karıştırın. Ardından haşlanmış nohutları ve küçük doğranmış kırmızı biberleri koyun. Sebzelerin üstünü hafifçe aşacak kadar sıcak su ilave edin. En son tuz, karabiber ve toz şekeri koyup ağır ateşte sebzeler yumuşayana kadar pişirin. Afiyet olsun!

16 Şubat 2009 Pazartesi

Haftanın Menüsü - 2

Pazartesi: Sebzeli Sulu Köfte – Bulgur Pilavı
Salı: Fırında Balık – Patates Kızartması – Havuç ve Kırmızı Lahana Salatası
Çarşamba: Mantarlı Zeytinli Tavuk Yemeği – Şehriye Pilavı – Zeytinyağlı Yerelması
Perşembe: Mercimek Çorbası – Etli Enginar Yemeği – Zeytinyağlı Yerelması
Cuma: Yayla Çorbası – Kabak Yemeği – Kremalı Makarna
Cumartesi: Balkabağı Çorbası – Cızbız Köfte – Domatesli Pilav
Pazar: Brüksel’de, Leyla annem ne pişirdiyse!
Afiyet olsun!
Not: Yukarıdaki fotoğraf iki ay öncesine ait.

Sebzeli Sulu Köfte

Bugünün tarifi yıllar önce bir gazetenin verdiği ‘Nefis Köfte Tarifleri’ ekinden. 20 dakikada hazırlayıp 25 dakikada pişirebileceğiniz yazıyor ama ben daha uzun süre pişiriyorum, 10 dakika kadar. Çünkü tarife sadık kalarak pişirdiğimde köfteler sanki biraz çiğ gibiydi. Tarifin aslında tereyağ kullanılmış ama ben zeytinyağ kullanma prensibimden şaşmadım ve 1,5 litre yerine 1 litre su kullandım. Aksi takdirde malzemeyi eksik koymuşsunuz gibi duruyor. Bir de bu tarifte köfteye pirinç konulmuyor. Tarif 4 kişilik.

Köfte için malzemeler: 250 gr. kıyma, 1 dilim bayat ekmek içi, 1 tatlı kaşığı galeta unu, 1 soğan, 1 yumurta, tuz, karabiber, kimyon, 2 çorba kaşığı un

Sebzeli karışım için malzemeler: 4-5 yemek kaşığı zeytinyağ, 2 soğan, 1 kereviz, 2 havuç, 2 büyük domates, 1 yemek kaşığı domates püresi (olmasa da olur), 1 lt. sıcak su, 2 patates, 1 su bardağı haşlanmış bezelye, ½ demet maydanoz, tuz, tane karabiber, kekik

Yapılışı: Köfte için maydanozu temizleyip kıyın, soğanı soyup rendeleyin. Suyunu süzüp soğanı, maydanozu çukur bir kaba koyun. Ufalanmış ekmek içi, galeta unu, kıyma, yumurta ve baharatı ekleyip yoğurun. Misket büyüklüğünde parçalar koparın (40’tan biraz fazla köfte oluyor). Yuvarlayıp una bulayın.
Sebzeli karışım için, soğanı zeytinyağında biraz kavurun. Domates püresini ekleyip 1-2 dakika daha kavurun. Doğranmış havuçları da ekleyin. Sırasıyla kereviz ve küçük doğranmış domatesleri koyup 2-3 dakika pişirin. Sıcak suyu ekleyip bir taşım kaynatın. Köfteleri ekleyip yaklaşık 20-25 dakika pişirin. Patates ve bezelyeleri ilave edip 5 dakika daha pişirin. Ocaktan indirmeye yakın kıyılmış maydanozu ekleyin. Tuz, kekik ve karabiberle tatlandırın. Sıcak servis yapın.

Afiyet olsun!

13 Şubat 2009 Cuma

Ayva Tatlısı

Bugünkü tarifin en zor yanı ayvaların soyulması:) Aslında bu benim elma tatlısı tarifim. Bizim evde tatlılar fazla tatlı sevilmediği için şeker miktarını her zaman az tutarım. Bu tarifte benim ayvaya kullandığım şeker miktarının çeşitli tariflerde elmada kullanıldığını gördüm –ki bu bizim için gerçek anlamda tadından yenemeyecek bir tatlı demektir. Bir dahaki sefere elma tatlısının üzerine konan vanilyalı pudingten ayva tatlısının da üzerine koymayı düşünüyorum. Bakalım nasıl olacak? Benden önce denerseniz yorumlarınızı bekliyorum. Tarifin kaç kişilik olduğu kullanacağınız ayva sayısına bağlı.

Malzemeler: Ayva, toz şeker, 1 tatlı kaşığı limon suyu, karanfil, 2-3 cm. çubuk tarçın

Yapılışı: Ayvaları soyun ve ikiye bölüp çekirdeklerini çıkarın. Çekirdeklerini atmayın ve yıkamayın. Su değdirmeden bir kasede saklayın. Ayvaları yayvan bir tencereye çukur kısmı üste gelecek şekilde yerleştirin. Her bir ayva dilimine 2’şer karanfil saplayın ve her birinin üstüne 1 tepeleme yemek kaşığı toz şeker serpin. Ayva şekirdeklerini ve 2-3 cm.lik çubuk tarçını tencerenin bir köşesine koyun. Ateşi mümkün olan en kısık dereceye getirin ve ayvalar yumuşayana kadar pişirin. 10-15 dakika sonra ayvaları ters yüz edin ve çubuk tarçını çıkarın. Ayvalar yumuşadığında tencerenin altını kapatın ve kapağı bir müddet kapalı bırakın. Üzerine kaymak, rendelenmiş bitter çikolata veya toz haline getirilmiş şam fıstığı koyabilirsiniz.

Afiyet olsun!

Annem der ki!: Ayvaları içine limon suyu konulmuş suya atın. Bu ayvaların kararmasını önleyecektir.
Ayva çekirdekleri pişince çok hoş bir renk bırakır. Ama bunun için suya değmemesi gerekir. Aksi takdirde rengini bırakmaz.

9 Şubat 2009 Pazartesi

Naneli Yoğurt Soslu Tavuk

Bugünkü yemeğimizi Linda Fraser’ın Chicken Delights adlı kitabından seçtim. Bu kitabı 2005 yılının Mayıs ayında Londra’ya, arkadaşlarımızı ziyarete gittiğimizde, Thames Nehri’nin kenarında kurulan, eski kitapların satıldığı tezgahlardan birinden çok komik bir fiyata almıştım. Kitabın basım tarihi 2002. Yurtdışında basım tarihi 1 yıl öncesi bile olsa kitapların fiyatları epey düşüyor. Sanırım kitabın bu kadar ucuz olmasının sebebi buydu. Çünkü içinde gerçekten değişik ve güzel tarifler var.
Biz tavuk yemeklerini çok severiz. Gördüğüm, duyduğum her değişik tavuk tarifini mutlaka not ederim. Bu yüzden bende değişik tavuk tarifleri boldur. Doğal olarak bu sayfalarda da sıklıkla tavuk yemekleri tarifi göreceksiniz. Tarifimiz 2-4 kişilik

Malzemeler: 8 parça derisi alınmış tavuk butu veya 4 parça ince tavuk biftek, 1 yemek kaşığı bal, 2 yemek kaşığı limon suyu, 2 yemek kaşığı yoğurt, 4 yemek kaşığı ince doğranmış taze nane, tuz, karabiber

Yapılışı: Bal, yoğurt, limon suyu ve naneyi karıştırın. Üzerine çizikler attığınız tavuk etlerini bu karışıma yatırın. 30 dakika bekletin. Izgara tavada orta ateşte, tavuklar altın sarısı rengini alana kadar çevirerek pişirin. Tarifin orijinalinde üzerine ince doğranmış taze nane serpiştirilmişti ve yanında haşlanmış taze küçük patates ve yuvarlak dilimlenmiş domatesle servis ediliyordu. Ama ben pirinç veya bulgur pilavını da yanına çok yakıştırdım.

Afiyet olsun!

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails