Sayfalar

4 Şubat 2010 Perşembe

Selin'in 2. Yaş Günü Menüsü

Bugün Meleğimin 2. Yaş gününün menü detaylarını yazacağım. Parti boyunca oradan oraya koşturmaktan ikramların tek tek fotoğraflarını çekemedim. Teoman’ın yemeğe başlamadan önce çektiği 2-3 kare olmasaydı bu yazıda sadece pastanın resmi olacaktı:) Tuzlularla başlayalım.
1. Annemin Pırasalı Karmacası,
2. Tarçınlı Peynirli Kurabiye
3. Neslihan’ın Kabaklı Patatesli Keki
4. Güneş’in Mercimek Köftesi

Annemin meşhur Pırasalı Karmacası arkadaşlarımın çok beğendiği benim de pek besleyici bulduğum bir tarif -ki daha önce blogumda yazmıştım. Bu sefer çocuklar için ayıcık şeklindeki kek kalıplarımı kullandım. Ayıcıklara çocuklardan çok annelerin ilgi gösterdiğini özellikle belirtmek isterim:)

Tarçınlı Peynirli Kurabiyenin tarifi de yine blogda var. Paşabahçe’den aldığım rakamlardan oluşan kurabiye kalıplarından 2’yi ve yıldız şeklini kullandım.
Kabaklı Patatesli Kek için Neslihan’ın tarifi göndermesini ya da kendi blogunda yazmasını bekleyeceğiz. Neredeyse her buluşmada bunu yapmasını istiyoruz Nes'ten. Ne zaman bıkacak bilmiyorum ama biz yemeye doyamıyoruz.
Güneş’in Mercimek Köftesinin tarifini de ilk görüşmemizde alıp bloga ekleyeceğim. Sağolsun cuma akşamı arayıp "ben de bir şey yapayım, mesela mercimek köftesi" deyince hemen atladım tabii:) Ben mercimeğin her türlüsünü ama bilhassa köftesini çok ama çok severim. Yapar mıyım? Çok ender. Neden bilmiyorum. Hımm, bunu düşünmem gerek:)

Tatlılar kısmındaysa,
1. Umur’un Limonlu Kurabiyesi
2. Portakallı Bademli Kek
3. Beyaz Çikolatalı, Frambuaz ve Fındıklı Browni
4. Doğum Günü Pastası
vardı.


Umur’un Limonlu Kurabiyesinin tarifiyle başlıyorum. Umur’un dediğine göre orijinal tarifte 2 tatlı kaşığı da haşhaş varmış ama bebişleri düşünerek koymamış.
Malzemeler: 2 su bardağı un, 1 paket kabartma tozu, 1 limonun rendelenmiş kabuğu, 100 gr yumuşatılmış margarin, 1 su bardağı toz şeker, 2 yumurta sarısı, 1 yumurta, 1,5 tatlı kaşığı limon suyu
Yapılışı: Un, kabartma tozu, rendelenmiş limon kabuğu (ve haşhaş) bir kapta güzelce karıştırılır. Bir başka kapta da margarinle toz şeker mikserle çırpılır. Bu karışıma yumurta sarıları, yumurta ve bir de limon suyu eklenir. Sonra unlu karışımla birleştirilip yumuşak bir hamur haline getirilir. Fırın tepsisine yağlı kağıt serilir. Ceviz büyüklüğünde parçalar yerleştirilir ve önceden ısıtılmış 180 derece fırında 20-25 dakika pişirilir.

Fotoğrafta kuzu şeklinde olması gereken Portakallı Bademli Kekler ve tarifi bana ait. Çocukların hoşuna gider diye yazın Real’den aldığım kuzu kalıbını kullanayım dedim. O güne dek hiç bir sorun çıkmamıştı ama aksilik bu ya, kafaları koptu kopacak şekilde zar zor çıktılar kalıptan. Ben de üzerini kapatmak için Dr.Oetker’in vanilya sosundan beyaz bir krema hazırladım. Ama açıkçası bildiğim klasik pasta kremasından yapsaymışım daha güzel olurmuş. Çünkü bir hayli katı yapmama rağmen sos yine de kuzuların üzerinden aktı. Hoplayıp zıplayıp oynamaktan çocukların kuzu filan görecek halleri olmadı neyse ki. Ayrıca tadı da çok güzeldi. Aşağıdaki malzeme miktarları bildiğimiz standart kek kalıpları için. Ben kuzu kalıbı küçük olduğundan ve bir tane kalıbım olduğundan ölçüleri iki defada yarım yarım kullandım.
Malzemeler: 4 yumurta, 1 su bardağından 2 parmak eksik toz şeker, 1 portakalın kabuğunun rendesi, 2 portakalın suyu (1 su bardağı olmalı), ½ çay bardağı sıvı yağ, 100 gr. marzipan (badem ezmesi), 1 çay kaşığı badem aroması, 1 paket kabartma tozu, 3 su bardağı un.
Yapılışı: Portakalın kabuğunu rendeleyin ve sularını sıkın. Bir kapta önce yumurtaları 1-2 dakika çırpın, sonra şekeri ekleyerek yaklaşık 3-4 dakika daha çırpın. Portakal suyunu, rendesini ve sıvı yağı ilave edin. Marzipanı rendeleyip badem aromasını ekleyin. Kabartma tozuyla karıştırılmış ve elenmiş unu azar azar koyun. Karışımı yağladığınız kek kalıbına boşaltın. Önceden 175 derecede ısıtılmış fırında yaklaşık 35 dakika pişirin.

Son tarif olan Beyaz Çikolatalı, Frambuaz ve Fındıklı Browni’yi büyük bir risk alarak ilk defa denedim ve sonucundan çok memnun kaldım. Hem kolay hem lezzetli hem de değişik bir ikram oldu. Tarif The Australian Women’s Weekly’den çevrilmiş. Hürriyet Gazetesi’nin 2007 yılında verdiği bir ek, Morpa Kültür Yayınları basmış.
Malzemeler: 125 gr. doğranmış tereyağı, 200 gr. beyaz çikolata, ¾ su bardağı pudra şekeri, 2 adet hafifçe çırpılmış yumurta, ¾ su bardağı un, ½ su bardağı nişasta, 1 paket kabartma tozu, 100 gr. doğranmış beyaz çikolata (ekstra), ½ su bardağı kıyılmış fındık, 150 gr. taze veya dondurulmuşframbuaz, üzeri için 1 yemek kaşığı pudra şekeri.
Yapılışı: Fırını önceden ısıtın. Yuvarlak bir kek kalıbını yağlayın. Tabanını ve karşılıklı iki yanını yağlı kağıtla kaplayın. Tereyağı ve çikolatayı orta boy bir tencerede kısık ateşte benmari usulü karıştırarak eritin ve soğumaya bırakın. Diğer tüm malzemeleri de eritilmiş tereyağ ve beyaz çikolataya katıp karıştırın. Hazırladığınız karışımı kek kalıbına dökün, 170-175 derecede yaklaşık 40-45 dakika pişirin ve kalıpta soğumaya bırakın. Üçgen şeklinde dilimleyip üzerine pudra şekeri serperek servis edin.

Doğum günü pastasını Umurcuğumun tavsiyesine ve tecrübelerine dayanarak Pilita Pasta Evi’ne sipariş vermiştim. Ne iyi etmişim! İnternetten yine Umurcuğumun bulduğu kızımın ‘piisi piisi’ diye bayıldığı Hello Kitty’li pasta, hem görüntü hem de tat olarak gerçekten çok güzeldi. Siparişim hakkında görüşmeye gittiğimde gösterdikleri ilgi ve misafirperverlikten de bahsetmeden geçemeyeceğim. İkram ettikleri salebin tadı da damağımda kaldı:) Ankara’da yaşayanlara Pilita Pasta Evi’nin pasta ve diğer çeşitlerini denemelerini hararetle tavsiye ediyorum.

7 Ocak 2010 Perşembe

Fırında Sarmısaklı Tavuk

Geçen hafta akşam yemeği için farklı bir tavuk yemeği pişireyim istedim. Uzun zaman önce yaptığım bu tarifle ilgili kenarına notlar almışım; tereyağını azalt, galeta ununu yarı yarıya kullan, 2 diş sarımsak yetiyor... Yılbaşını geçirmek üzere gelen ailemle birlikte kalabalık sayılırız diye tereyağını 100 gr. yerine 75 gr. koydum, sarımsağı 4 diş yerine 2 diş kullandım ama galeta unu miktarını değiştirmedim. Sonuç; notlar almakta haklıymışım, tereyağ yine de fazla geldi, galeta unu resmen ziyan oldu, sarımsak miktarıysa tam kararındaydı. Yine de çok lezzetli ve değişik bir yemek oldu. Aslında bu tarife Schnitzel’in sarımsaklı ve fırında yapılanı da denebilir. Fotoğraf iyi değil, maalesef. Son dakika da aklıma geldiği için borcamda kalan son iki parçayı alelacele çekebildim. Tarifin orijinali aşağıda, parantez içindekilerse benim önerdiğim miktarlar. Tarif 6-8 kişilik
Malzemeler: 3-4 (10) adet tavuk göğsü veya kemiksiz but, 1 (½) su bardağı galeta unu, 100 gr. (50 gr.) tereyağı (zeytinyağı da olabilir bence), 4 (2) iyice dövülmüş diş sarmısak, 8-10 dal yaprakları çok incecik kıyılmış maydanoz, 1 çay kaşığı tuz, 1 çay kaşığı karabiber
Yapılışı: Derin bir tabağın içinde galeta unu, tuz, karabiber ve maydanozları karıştırın. Bir tavada yağı eritip, dövülmüş sarmısakları ekleyip 1-2 dakika kavurun. Yağ ılınınca galeta unlu karışımın üzerine döküp iyice karıştırın. Tavukları bu karışıma iyice bulayıp, içini hafifçe sıvıyağla yağladığınız tepsiye (ben borcam kullandım) dizin. Fırını önceden 175 derecede ısıtıp 35-40 dakika kadar pişirin. Afiyet olsun!

23 Aralık 2009 Çarşamba

Tavada Portakal Soslu Somon

Aslında önce fırında portakal soslu somon tarifini yazacaktım. Fakat çektiğim fotoğrafları beğenmedim. Geçen hafta değişiklik olsun diye bir de tavada deneyeyim dedim ve gayet güzel oldu. Üstelik fotoğraf da hiç fena değildi. Norveç Somonu besin değeri çok yüksek bir balık, yağlı ve ağır olduğundan kişi başına bir dilim yeterli oluyor.
Malzemeler: 2 dilim somon, 1 portakalın suyu, bir avuç ince doğranmış maydanoz, 1 çimdik tuz
Yapılışı: Somonların üzerine küçük çentikler açarak geniş bir tabağın içinde portakal suyuna yatırın. Vaktiniz varsa 2 saat kadar bekletin. Arzuya göre portakal suyunun içine dövülmüş sarımsak da konulabilir. Tavayı biraz kızdırın ve somonları tavaya düzgünce yerleştirin. Portakal suyunu da üzerine gezdirin. Kısık ateşte kapağı kapalı olarak 20 dakika pişirin. Tavanın altını kapatmadan bir kaç dakika önce 1 çimdik tuzu ve ince kıyılmış maydanozu somonların üzerine serpin. Eğer hiç vaktiniz yoksa somonları (çentik attıktan sonra) hemen tavaya koyup portakal suyunu üzerine de dökebilirsiniz. Afiyet olsun!

27 Kasım 2009 Cuma

Etli Ayva Yemeği

Bugünkü yemek aslında haftanın menüsünde bulunmayan sürpriz bir yemek oldu. Bir gece önceden buzdolabına buzluktaki biftekler yerine kuşbaşı eti indirdiğimi farkedince, menü de doğal olarak değişti. Marmelat yapmak üzere aldığım ve günlerdir bekleyen ayvalar da bana melul melul bakınca aklıma bu tarif geldi. Tarif 2-3 kişilik.
Malzemeler: 1 büyük ince doğranmış soğan, 2 yemek kaşığı zeytinyağ, 300 gr. dana veya kemiksiz koyun kuşbaşı, 1 küçük doğranmış domates, 2 su bardağı sıcak su, 1 büyük ayva, 1 silme çay kaşığı toz şeker, 1 çay kaşığı tuz, ½ silme çay kaşığı karabiber.
Yapılışı: Soğanı yağda biraz kavurun ve eti ilave edin. Eti kendi suyunda 7-8 dakika pişirdikten sonra domatesi ekleyip 2-3 dakika karıştırın ve 1 su bardağı sıcak suyu azar azar ekleyin. 1-2 dakika sonra 1 su bardağı sıcak suyu daha ekleyin ve orta ateşte pişirmeye devam edin. Yıkanmış, çekirdekleri çıkartılmış ayvaları kalıncana dilimler halinde doğrayıp, etlere katın. Şeker ve karabiber ilave edin. Tenceredeki sosun azalmamasına dikkat edin. Azalırsa yine sıcak su katın. Ayvaların pişmesine yakın tuzu ekleyin. Ayvalar yumuşayınca yemeğin altını kapatıp kapağı açmadan bir kaç dakika bekleyin. Yanında pirinç veya bulgur pilavıyla servis edin. Afiyet olsun!

13 Ekim 2009 Salı

Balkabağı Çorbası


Pazar günü ODTÜ’deki buluşmamızdan sonra kucaklarımızda bebişlerimiz, Yüzüncü Yıl’daki semt pazarına gittik. Tam alışverişimizi yapıp çıkıyorduk ki Nes’le balkabaklarına gözümüz takıldı. Öyle şahaneydi ki renkleri, üstelik soyulmuş, dilimlenmiş. “Alın bizi alın, ister tatlı ister çorba yapın” der gibiydiler. Meğer Nes’te kabak tatlısına bayılırmış. Birer kilo alıp ayrıldık pazardan. Ben bir kilonun hepsiyle tatlı yapsam günlerce tek başıma tatlı yemek zorunda kalacağımdan bir kısmıyla çorba yapmaya ve böylelikle çorba sezonunu açmaya karar verdim. Bu çorbanın baharatsız olanını geçen yıl Meleğime sık sık yapmıştım. Hatta balkabağının mevsimi geçmeden biraz fazlacana alıp buharda haşlamış, püre yapıp buz kalıplarında dondurmuştum. Uzun bir süre hem sabah kahvaltılarında, hem akşamları çorba olarak hem de sebze yemeklerine katarak bebeğime yedirmiştim. Aynısını bu sene de yapacağım tabii.
 



Malzemeler: 400 gr. kabukları soyulmuş, doğranmış balkabağı, 2 küçük havuç, 1 küçük patates, 1 orta boy soğan, 2 yemek kaşığı sarımsaklı zeytinyağ, 1 su bardağı süt, 2,5 su bardağı su, 2 çay kaşığı tuz, 1 çay kaşığı kimyon, 1 çay kaşığı karabiber, ½ silme çay kaşığı muskat (şart değil), karanfil, defne yaprağı.
Yapılışı: Bütün malzemeleri derin bir tencereye koyun. Önce harlı ateşte, kaynayınca kısık ateşte havuçlar yumuşayana kadar pişirin. Karanfilleri ve defne yaprağını çıkarıp blendır’dan geçirin. Koyuluğunu ağız tadınıza göre ayarlayın. Afiyet olsun!

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails